Döndüm



 'Demi ben gelmek istiyorum'
 'Hayır gelme ben sana demedim mi gidersen gelme bi daha diye'
 'Ya Demi lütfen ama gelmek istiyorum.'
 'Ben istemiyorum' diyor aradan yarım saat sonra arıyor
 'Nerdesin gel hadi'
 'Gelmicem beni istemiyormuşsun'
 'Gelmiyomusun?'
 'Gelmiyorum.'
 'İyi gelme arama da beni bundan sonra.' deyip kapatıyor tabi böyle olunca ben hırs yapıyorum
 'Demi tamam gelcem
 'Hayır gelme.'
  'Ya lütfen özledim seni.'
 'Tamam gel'
  'Beni almaya gel'
  'Gelemem kendin gel'
  'O zaman gelmiyorum.'
 'İyi gelme'

Fakat canım da sıkılıyor.Bir kız arkadaşımla birlikteydim.Bana şuraya gel demişti.Akşam onda kalmcaktım.Yanına gittiğimde yedi sekiz erkekle oturuyordu.Bu sorun değildi.Hatta sorun yoktu ki.Tek sorun benim Demi yi özlememdi.Sonra kız bana yanımdayken mesaj attı bir bahaneyle gidelim diye.Tabi o bahaneyi ben bulacaktım.Gittik.Meğer eski erkek arkadaşı çağırmış falan.Onun yanına gittik.Ben daha bi sıkıldım.Onlar önden ben arkadan sap gibi dolanıyoruz.Demi yi yine aradım

'Demi geliyorum.'
'Gelme'
'Geliyorum.'
'Gelme zaten arkadaşları var.'
'Gelicem yaa'
'Gelme' deyip yüzüme kapadı.Beş dakika sonra aradı nerdesin almaya geliyorum diye.Sanırım evde ferhat vardı.Yazık lan kıza gelsin seni seviyor falan diye gaza getirmiştir .Teşekkürler ona.İşte sonra beni almaya geldi.Benim arabadan indiğimi görünce delirdi.O araba kiminmiş?Ben nasıl elalemin adamının arabasına binebilirmişim?Kesin araba bir erkek daha varmış.Dörtlü takılıyormuşuz falan ben nasıl bir insanmışım?
Eve geldiğimizde ne kadar arkadaşı varsa toplanmış.Bir de kafaları güzel ki ota boka gülüyorlar, gülmekle kalmayıp yerde yuvarlanıyorlar.Ama tabi her zaman ki gibi bir Demi sapıtmamış.
'Alo biz lahmacun istiyoruz.Ne orası tantunici mi adsfsdfsdgdfg' diye yerlerde yuvarlanıyorlar.Saçma sapan muhabbet ediyolar.Ben de sıkıldım onlara inat  stv yi açtım.Sonra biri dedi ki
'Bizim hüseyin de bunu izliyor çok saçma lan'
'Ne var ben de izliyorum hep?' dedim.
'Ya şimdi yenge öyle demek istemedim.Bizde izleriz arada.'
'Ama ben hep izlerim' deyip sanane amcık bakışını attım.Demi sıkıldığımı anladı.İyi hadi siz gidin diye kovdu herzamanki gibi.Onlar da gittiler.
Sonrasında bana onca laf etti.Bir orospu demediği kalmadı.Tamam sonra barıştık ama bir şeyler çözüldümü bilmiyorum

Read More

Bilmiyorum



    Bu yazımda saçmalayabilirim.Belki pişman olup silebilirim.Ve yazım hatalarım olabilirim.Nedeni kafamın ziyadeliğinden öte , ağlamaktan göremiyorum lan.Neyse yeterince alkollüyüm ve mala bağladım.Bu gün eve gitmedim.Arkadaşların evinde kalıyorum.Neden gitmedim?Demi ye ceza olsun diye mi?Belki de.Lakin pek de ceza gibi olmadı.

'Nerdesin sen '
'Demi..Ben gelmeyeceğim'
'Ne demek gelmeyeceğim'
'Bu gün gelmesem iyi olur diye düşündüm'
'Peki gelme'
'Tamam.uyurken fişleri çekmeyi unutma'
'Bu gün gelmeyeceksen bir daha gelme sakın'

Adam dünden razıymış lan.Peki ben neden gitmedim eve?Biz Demi ile yeni sevgili olmaya başlayıp , üçüncü gününden onda 5 gün kalınca, bu beş gün içinde evlenmeye , oğlumuzun olacağına ve oğlumuz olup adının Demi olacağını konuştuğumuz zaman ( Asla Demi olamaz çünkü Demi nin oğlunun adı zaten Demi bir de ben koyup Üç Demi nin olmasını istemem ) Rapunzel in erkek arkadaşı

'Bu ne hız daha bir hafta olmadan onda mı kalıyorsun?Herşeyi tüketiyorsunuz' dediğinde hiç götümde olmamıştı.Ama haklıymış yani.Hızlı oldu çok yakın olduk.Mesela Demi nin
'Seni kendime çok yakın görüyorum.Hiç çekinmiyorum.Çıplak bile dolaşabilirim.Sanki çocuklarımın anası gibisin' dediğinde hem hoşuma gitmiş hem gücenmiştim.Çocuklarımın anası derken?Beni o kadınla mı kıyaslıyordun yoksa gerçekten yakın mı buluyordun?

Ben de yakın buluyordum Demi yi .Ki kimsenin önünde ağlayıp sızlayıp ayrılmayalım diye ağlamadım.Aslında bütün suç Demi deydi.Onun sevmemin nedeni oydu.Kimse bana bu şekilde davranmadı.Bu kadar yakın..Sonra ayakkabımın altına sıkışıp kalan taşı saklayacak kimsem olmadı benim.

Sorun neydi ki bu duruma geldik?Belki de Rapunzel in erkek arkadaşı haklıydı.Çabuk tükettik.Sorun ne hala bulamıyorum?Ben neden acı çekiyorum?Neden bu gün eve gitmek istemedim?Babam böyle pastayı yapmayı nerden öğrendi?İnan bilmiyorum.Ama gitmedim işte.O da gelme dedi.Şimdi içip içip ağlamanın kızların beynini sikemnin hiç bir anlamı yok

Read More

Romantizm




   Rapunzel ve erkek arkadaşı bize gelecekler.Dedim yemek falan yapayım.Ve yaptım da yaniii.Hayret güzel de oldu.Pilav bile..Demek ki artık evlenebilirim :P
 
   Neyse geldiler işte.Çok özlemişim kardeşimi.Yemek yedik falan.Herkes beğendi Demi bile :) Ama muhabbetimize doyum olmuyordu maşallah.Nedenini bilmiyorum ama özellikle Demi ve Rapunzel in erkek arkadaşı fazla konuşmadılar.Ben erkek erkeğe sohbet edeceklerini umuyordum.Belki de ilk kez karşılaştıkları içindir ama sıkıldım yani mal mal televizyon seyretmekten.

   Rapunzel ler gittikten sonra Demi ile içmeye başladık.Sonra aklıma bu tıkanıp kalan ilişkiye heyecan getirmek adına mumları yakıp öyle içelim dedim.

'Hadi anlat'
'Ne anlatayım?'
'İşte beni sevdiğini falan'
'Seni seviyom'
'Başka?'
'Seviyom işte'
'Hatırlıyor musun sevgili olduğumu günü?'
'Seni ilk gördüğüm günü de hatırlıyorum.O gün ne giydiğini.Kapıdan girdiğimde seni gördüm işte o andan beri aşığım sana'
'Ben seni müşteri sanmıştım.İlk üç gün hiç farketmedim seni.Sonra hoşlandım.Aaa bir dakika yaa.Sen bana sevgili olmak için teklif falan etmedin?'
'Ya çocuk muyuz biz '
'Ya hayır ama sana lahmacun getirdiğim gün konuşacaklarımız yarı kaldı sonra konuşmadık.Hadi o günü baştan alalım'
'Ya saçmalama'
'Ya banane'
'Tamam o zaman gel' deyip bana yamuldu
'Ya hayır ciddiyim hadi'
'Tamam'
'Hadi başla'
'Gözlerin çok güzel'
'Evet güzel'
'Evet'
....
'Eveet' diyerek elimi tutması için gözlerimle işaret ediyorum anlamıyor sonra
'Tamam' deyip adam yine yapışıyor
'Öf tamam tamam neyse hadi sevdiğini anlat'
'Seviyom dedim ya sende biliyorsun'
'Nasıl sevdiğini anlat'
'Bi dakika'
'Noldu ?'
'Midem bulanıyor'
'Çok içtin ondan'
'Ya saçmalama ben ne kadar içersem içeyim bişey olmaz yemekt..'
'Ne yemekten mi?'
'Hayır öyle demek istemedim çok yedim ondan'
'İyi Demi defol git ya'
dedim lakin adam doğru söylüyor.Herif ne kadar içerse içsin, ne bir sapıtma, ne bir saçmalama , ne de kusma , sıçma hiç birşey olmuyor.

Sonra içmeye devam ettik fakat ben fena olmaya başladım.Midem bulanıyor kafam zaten kaç milyon olmuş.Niye bu kadar içtim ki zaten.Yatmaya karar verdim.Başımı kaldıramıyorum.Demi bana sarılıyor, saçımı okşuyor, anlatıyor:

'Elzem ben seni çok seviyorum ve kimseyi böyle sevmedim hiç de böyle olmamıştım.Bazen seni üzdüğümün farkındayım.Hayatım bile değişti.Senden başkası umrumda değil.Kimseye böyle davranmadım.Hiç ayrılmayalım istiyorum.Sadece bana yanlış yapmandan korkuyorum.Sakın sana olan güvenimi yıkma sakın.'

 Cevap vermek istiyorum ama konuşacak halim yok.Zaten sonunda sızmışım.Ama arada uyandığımda o hala konuşmaya devam ediyordu.Sabah kadar sevdi beni.Dediğine göre bir çok kez uyurken sıçramışım.Ben sadece birini hatırlıyorum onu da
'Korkma ben varım' dediğini duyduğum için.

Ulan adamın ağzı kırk yılın başı laf yaptı onu da ben kaçırdım.Bok vardı o kadar içecek sanki.



Not : Bugün kardeşimle telefonda konuşurken Demi nin yemekten midesi bulandığını söyledim.Yemek kötü müydü lan dedim.'Valla bilmiyorum abla ama bizim de dönüşte midemiz bulandı' dedi.

Read More

Ben o orospulara benzemem


Gece uyuyoruz.Ben
'Demi?'
'hı'
Sarılmıyorsun.'dedikten sonra yine uykuya dalıp bir saat sonra
'Demi?'
'Hııı'
'Küstüm'
'Niye?'
'Sarılmıyorsun' ve bir yarım saat sonra
'Demi?
'Hıığğğ'
'Küstüm'
'Niye'
'hıı' diye diye sabahı ettik.


Sabah kahvaltısı için salatalık doğruyorum.Bu geldi yanıma
'Salatalık böyle mi soyulur ?'
'Nasıl?'
'Kabukların hepsi soyulmaz'

Dedi ve benim cinlerim tepeme çıktı.Attım salatalıkla bıçağı
'O kadar biliyorsan gel kendin yap!Sürekli beni eleştiriyorsun.Yaptığım hiç bir şeyi beğenmiyorsun?O Dilek nasıl güzel yapıyor muydu yemekleri?Ha?Ama yapar tabi.Çünkü işi gücü yoktu orospunun.Gidip bi iki saat adamların altına girip geliyordu.Zamanı çoktu tabi bilir ev işlerini.Ben öyle değildim tamam mı?Ben okuyordum.Annemin evinde bile bu kadar yemek yapmadım.Bana bak oğlum ben senin o eski sevgilin olan Dilek orospusuna benzemem.Karıştırma!Beğenmiyorsan da kendin yap.Göt ya!'
Dedim ve rahatladım.Üzüm üzüme baka baka yeşerirmiş.Hep o mu onu bunu atıp atar yapacak?

Sonrasında ise geldi sarıldı
'Beni seviyor musun?' dedi
'Çok' dedim

Read More

Bütün suç bardaklardaydı



 Demi ile dışardayız eve gideceğiz.Dedi ki
'Acaba bişeyler mi alsak evde yemek yapsak'
E herifte haklı sürekli dışardan yiyoruz.Tam olabilir diyecektim ki
'Ama sen ne yapabilirsin ki ?Boşver' dedi.

Ya tamam bi marine edilmiş somon balığı yapamıyor olabilirim ya da  poste soslu polenta yatağında pirzola da yapamıyor olabilirim.(Poste ne lan?Polenta ne?)Ama insan hazır çorbada mı yapamaz?Yapamıyorum lan!

Kendi evimde yapabiliyordum.Sadece hazır çorba , puding vs. değil.Hazır olmayan yemeklerde yapabiliyordum.Bu herifin yanında niye yapamıyorum?Zaten adam böyle şeylere önem veriyor.Yemek , ev işi , çamaşır , ütü Demi için çok önemli.Sanırım bundan dolayı elim ayağım dolaşıyor birşey yapamıyorum.

Lan geçen hazır çorba yapacağız.Mercimek çorbası.Olmadı.Çok sulu oldu.Yok abi benim suçum değil.Suç ölçtüğüm su bardağında.Paketin arkasında yazılan tarife göre yapmıştım.Demek ki tarife uymayacakmışsın.

Sonrasında tavuk çorbası yapmaya kalkıştım.Tabi ki yine hazır çorba.Ama bu sefer paketin arkasındaki tarife bakmadım.Geçen sefer sulu olmuştu diye mantık yürüterek bir bardak suyu eksik olarak koydum.Ocağın başında karıştırıyorum seviniyorum heh lan bu sefer koyu oldu diye.Demi geldi ne lan bu dedi çok koyu olmuş dedi.Cidden çorba çorba değil bildiğin şehriye pilavı oldu.Tadını anlatmak bile istemiyorum ben bile yiyemedim.

Ama puding yapabilirdim değil mi?Yapmadan önce Demi 'Paketteki tarifi oku öyle yap' dedi.'Oha o kadar da biliyoruz sen karışma' dedim.Ya tamam çorbalarım olmamış olabilir ama puding bu yani her zaman yaptığım şey şimdi de yapabilirim dimi?Hem ben çorba sevmiyorum.Neyse Demi ye öyle dedim ama yine paketteki ölçüğe göre yaptım.Bir saat ocağın başında bekledim koyulaşır diye koyulaşmadı.Çorba gibi oldu.Ben yemedim Demi yedi.

Demek ki neymiş bütün suç ölçmek için kullandığım bardaklardaymış.Ve bardaklara asla güvenmemeliymişiz.

Read More

Niye bağırıyosun ya?



   Şimdi Demi nin bir akrabası var.Herif ellibeş yaşında , kel , göbekli.Daha önce dört evlilik yapmış, şuan hala evli , sayısını unuttuğum kadar genç sevgilisi olan bir adam.Bu adamın darphanesinin olduğunu düşünüyorum ya da para sıçtığını.Yoksa niye bu genç hatunlar bununla takılsın ki?Çünkü tanıştığı hatunların ertesi gün söyledikleri
'Yaa bu ay kiramı veremedim öfff'
'Annem ameliyat olcak '
'kredi kartı borcumu ödeyemedim' gibi şeyler.

  Ben ise bu kart zamparanın sevgililerinden biri ile tanıştım.Erkek saçı gibi saçı olan minyon yapmacık bir kız.İşte bu kızla bu gün beraberdik.Daha önce hep dördümüz takılırdık ama bu kez kızla yalnız dışarıya çıktık.Lan öyle yapmacık hareketleri konuşması var ki ağzını yüzünü şekilden şekile sokuyor.Kızın ağzını yüzünü dağıtasım geldi.

   İşte o herifi ne kadar çok sevdiğini anlatıyor.Nasıl sevgili olduklarını.Adam evli olduğundan dolayı nasıl imkansız bir aşkla imtihan edildiklerini , aşk imkansız olunca bir başkasıyla evleneceğini ama aşklarının hala devam edeceğini söylüyor.Aşk mı?Ona aşk mı deniliyordu?Gel de oha falan olma yani.Üstelik kızın ailesi de biliyormuş bu adamla ilişkisini.

  Sonra kız bu adamın oğlundan bahsetti.Ben
'Oğlu biliyor mu seni?'
'mmm öömmmm evet hihih'
'Nasıl yani?'
'Evdeyken oğlu da geliyor.Oturuyoruz.Sevgilisi olduğumu biliyor.Zaten biz diğer odada sevişirken bizi duyuyor'
'Nasıl ya'
'İşte sevişirken benim bağırmamı çığlıklarımı duyuyor'

  Nasıl ya.Ulan hadi sevgili olduğunuzu biliyor da siz evde otururken bi dakika biz bi sevişip gelelim mi diyorsunuz?Hadi sevişmeye gittiniz niye çığlık atıyosun kızım?Evde çocuk var yani sessiz şey edin.At mı şey ediyo seni?

Read More

Hangimizde kişilik bozukluğu var onu çözemedim işte



   Evet sevgilim de kişilik bozukluğu var.Bir dediği bir dediğini tutmuyor desem bu kişilik bozukluğuna girer mi?İlişkimizin ilk haftasında 'hadi isimlerimizin dövmesini yaptıralım , yüzük takalım ,biz evlenelim' diyen adamdan 5 ay boyunca hiç tık yoksa bu kişilik bozukluğuna girer mi?Ya da dur bi dakika ya bunun adı neydi?

  Belki sevgilim sadece fazlasıyla sinirli bir kişiliktir.Geçen hafta alışverişe gittiğimiz bir mağazada bu bir kazak denemek için kabine girdiğinde , dur lan bir bakayım şuna diyerekten kabinin kapısına açtığımda, kazağı giyemediğinden ötürü kazağa kabine mağazaya hatta bana lanet okuyarak hepimizi öldürmek istediğini gözlerinden okuyunca tırstım yani.Amaan canım bu ne ki sinirlendiği şey kazak olsun.

  Evdeki eşyaları kırıp dökmesine bir şey demiyorum artık.Çünkü o eşyalar olmasa onların yerine ben kırılacaktım.Örneğin geçenlerde Demi telefonunu şarj etmek için mutfaktaki (lavabonun üstündeki priz) prize takmış.Oysa telefonunu şarj edebileceği bir çok priz mevcut ama.Her neyse hamarat bir kişiliğim olduğundan benimde makarna yapma hevesim gelmiş.Tencereye su doldururken hala farkında değilim ama bunun telefonu su olmuş.Farkettiğimizde telefon patates olmuştu.Bu bana bağırdı çağırdı falan.Ama nasıl götünü yırtıyor herif.Ulan gerizekalı ben mi dedim telefonunu oraya koy diye benim ne suçum var?Evet korktum ve yardımcı olmak için saç kurutma makinesini getirdim.Adam al sen tut makineyi fırlat ve atomlarına ayır.Bende salak yerden topluyorum sessiz sessiz.Sonra geldi yanıma sarıldı öptü beni sevdiğini söyledi.Sanki az önce ağzına gelenini söylememiş sanki hiç bişey olmamış gibi.

  Bu sadece bir örnek.En ufak bir şeyi büyütüp tuhaf triplere girip cozutuyor.iki dakika sonra hiç birşey olmamış gibi aşkımlı bebeğimli oluyoruz.Hadi bu böyle de ben niye onun psikolojisine göre davranıyorum ki?

  Dediğine göre benden önce hayatına giren kadınları dövmüş.Ama ben onu fazlasıyla sinirlendirmeme rağmen bana kıyamıyormuş dövmüyormuş.Dövseydin bide çükü düşesice.Bir de kıyamıyormuş.Ufak tefek olduğumdan , bir vursa elinde kalacağımdan mı acaba?Oysa dövse daha iyi çünkü herif zaten lafıyla dövüyor beni.

    Peki ben bu adamı neden seviyorum?Ne bileyim işte beni sahiplenmesini seviyorum.Koruyup kollamasını.Arkamdan götümü toplamasını.Ayakkabılarımı silmesini , bana kendi elleriyle yemek yedirmesini vs.Ulan belki de bende kişilik bozukluğu var ve bu yüzden seviyorum.Ama seviyorum işte.

Read More

Bende bu dağların nesine geldim..Çok yalnızım lan!


    Okuldan geldim.Aynadan kendime bakarken sabah yapmış olduğum lüle lüle saçlarım ve koyu makyajımla kendi kendime 'aslında güzelim lan ben.Eveet bildiğin güzelim amk.'dedim ve dip boyamın geldiğini farkettim.Olsun lan tek derdim dip boyam değildi.Mesela şuan karşı koltukta elinde televizyon kumandasıyla horul horul uyuyan adam vardı.Bu sabah beni okula bırakmadığına hayret etmiştim.Çıkarken kimseye bakma dememesine de.Yoksa artık ben kıskanmıyor muydu?

   Zaten ilişkimizin heyecanı ebemizin amına kaçmış.Hep aynı şey.Sabah bir öküzle uyanmak!Kahvaltı adı altında yemek masasında yanyana , bir elimizde dünden kalan bol soğanlı lahmacun , diğer elimizde salatalık kemirirken her bir buçuk dakikada bir birbirimize bakıp soğanlı soğanlı öpüşüp , sonra yine kahvaltımıza gömülüyoruz.Ulan dedim bu sabah ses yok seda yok bir konu açayım bari dedim kendi kendime.Dün Demi nin getirdiği ve adını bilmediğim bitkiye bakıp 'Çiçek çok güzel ' dedim.Bu öküzde 'o çiçek değil öküz.Bambu.Harbi öküz ya' şeklinde cevap verince susmak zorunda kaldım.Ama içimden 'O çiçek pardon bambu sana girsin' dileklerimi ilettim.

   Okulda da yalnızım..Sınıfta..Hele ki ben ek kontenjanla geldiğim için üvey arkadaş muamelesi görüyorum.Herkesin kankisi var.'Kanki hadi bi tuvalete gidelim' diyenim yok.O yüzden ben de tuvalete bile gitmiyorum.Kızlara gıcığım zaten.İlk geldiğim zaman hepsi kibarca 'oha kızım gelmişsin kaç yaşına kocana kuru fasulye yedirip ardından şey edeceğinize sen okula geliyorsun oha falan yani.' dediler.Zihniyetlerine işediğimin kızları sizi.Lan zaten onlar benim için ölse bile ben böyle cahil düşüncelerle kankilik mankilik yapamam.Şimdi yaptığım gibi yalnız yalnız takılıp içimden ben de bu dağların nesine geldim şarkısını çığırırım.

  Günün geri kalan kısmını da hayal edebiliyorum.Şimdi bu ayı uyanacak ya dışardan bir şeyler sipariş edicez ya da ben yemek yapmayı deneyeceğim ve yaptığım yemek olmayacak bu herifte beğenmeyecek.Sonrasında zıbarıp osura osura uyuruz heralde.

Read More

Yine de onunla mutluyum


      Anlatmak için epey geç kaldım.Oysa yazacağım çok şey vardı.5 aydır iyi kötü çok şey yaşadım.Çok üzüldüğüm oldu çok da mutlu olduğum zaman.Ama hep Demi ile ilgili.Çünkü üç ay Eskişehir de aynı evde yaşadığımız andan itibaren psikopatça bir kıskançlıkla bana nefes bile aldırmadı.O yüzden gittiğim gezdiğim gördüğüm yaptığım pek bişey olmadı.Demi nereye giderse bende çanta gibi onunlaydım.

    Örnek verecek olursam mesela Demi ile yemeğe gideceğiz herif  'Nereye gidelim?'  diye soruyor bende 'X yere gidelim' dediğimde 'Neden orası tanıdığın biri var demi?Bir erkek.Belki eski sevgilin' diyor.Haliyle bir daha nereye gideceğimiz konusunda bir şey demiyorum ya da bi yere gitmek istemiyorum.

    Şuan aklıma geldi mesela.Eskişehir deyiz eve gidiyoruz.Her zamanki gibi Demi nin evinin yanındaki kebapçıya uğradık yukarıya sipariş veriyoruz.Neden bilmiyorum hatta o an bile hatırlamıyorum ama ben Demi siparişi verirken tebessüm etmişim.Ordan çıkar çıkmaz başladı 'Neden güldün orda adamı tanıyorsun demi' diye beynimi sikti.Eve geldik ve kapı çaldı yani sipariş geldi.Ben kapıyı açmak için kalktığımda 'hayır sen otur' dedi ve kendi çıktı kapıya.Sonra başladı yine 'Bence sen o adamı tanıyorsun orda güldün ve şimdi siparişi o adam getirdi kesin tanıyorsun çünkü o adam getirdi' diye.Ben her ne kadar saçmaladığını tanımadığımı söylesem de inanmadı adam.'Bence tanıyorsun çünkü ben sipariş verdiğimde başka adamı yolluyorlar' dedi.Höst dedim başka da bişey demedim.

    Oraya çıkma gitme yi geçtim oraya bakma diyor adam.O yüzden hep başım önde öyle geziyorum.Alıştımda ha bu duruma.Arkadaşlarıyla oturuyoruz mesela benim başım eğik olduğu için bana bir şey dediklerinde bana dediklerini farketmiyorum cevap vermiyorum böyle salak olduğumu ima eden bir sessizlik oluyor falan.Diyorlardır içlerinden 'Lan Demi nin manita özürlü galiba baksan kafası amında'  

   Sonra buraya Kütahya ya taşındık.Şuan çok zorluk çekiyorum.Özgüvenim eksilere düşmüş okula bir türlü alışamadım.Ama yine de mutluyum lan bu herifle.Bu sefer farklı diye klişe bir cümle kurmak istiyorum.Beni sahiplenmesi koruması hoşuma gidiyor.Tamam kıskançlığın bokunu çıkarıyor.Ama seviyorum mutluyum onunla işte.Öf yani!
  

Read More

Çok şey oldu aslında

 
    Sevgili okuyucular, uzun bir aradan sonra yine ben geldim.Hoşgeldim falan.En son Demi ile sevgili olduğumuzu yazmıştım.Bu süre içinde 241364 kez ayrıldık barıştık.Birlikteliğimizin 3. gününde adam 40 yaşında olduğunu benim yaşlarımda iki çocuğu olduğunu söyledi.Ve bir değil iki kez evlendiğini ama ikinci evliliğinin kağıt üstünde olduğunu anlattı.Aşk ne sikimsonik birşey lan.Bu anlattıklarının hepsini kabullendim.Neden kabullendim peki?Bunu bende bilmiyorum.Ulan aylar öncede karşıma evlenip ayrılmış biri çıkmıştı ona hayır diyebilmiştim.Peki bu Demi nin kerameti ne?Ya eski eşinin ve çocuklarının yurtdışında olması içimi rahatlatıyor ya da gerçekten seviyorum.Belki gerçekten seviyorumdur eşini çoluğunu çombalağını geçtim niye amcam yaşındaki adamla olayımki.Bana bak okuyucu amcam yaşında derken öyle saçı sakalı kılı tüyü ağarmış , dişleri tuvalet taşının rengine dönüp her ay doktora diş temizletmeye giden , bıyıklı ve göbekli bir şahıs hayal etme sakın.Demi nin ne kadar karizmatik olduğunu anlatmıştım.Ayrıca herif yaşını göstermiyor.Ama yaş mevzusu aklına takılıyor olacak ki.Arkadaşlarına;
'Nasıl Ali yakışıyor muyuz?'
'Evet çok yakışıyorsunuz?'
'Hadi bir fotoğrafımızı çek ozaman'
gibi bir çok konuşma geçiyor bu sefer ben sinir oluyorum.Ulan tamam yakışıyoruz falanda ben otuz küsürlü bir yaştamı gösteriyorumda herkes bize bir elmanın iki yarısı tadında , tavuk ile horoz edasında hissettiyor.

   Neyse uzatmak istemiyorum.İşten çıktım.Çünkü Demi le aynı yerde çalışmak istemedim.Utancımdan bi bok yapamaz hale gelmiştim.Ama işten çıktığım halde kıskançlığımdan her gün ofise geldim.Sonra adamı gaza getirerek onundan işten çıkmasını sağladım.Aslında yazacağım çok güzel yada çok boktan anılarımız oldu.Ama buraya yazsam 2 ayımı alır.Demi ile birlikte yaşamaya başladık.Sonra ben şu ygs lys şeysine girmiştim.Aha işte tercih yaptım falan Kütahya oldu.Kütahya ya taşındık bizde.Okula alışmaya çalışıyorum.Bu Demi beni evden dışarı çıkarmadığı için özgüvenim siktirolup gitmiş.3 hafta oldu Kütahya ya geleli, okula başlayalı ama bi türlü alışamadım.

Şuanda ise Demi nin salak arkadaşları geldi.Onlarla oturmamı istemediğinden 2 saattir yatak odasında mal gibi oturuyorum.Oysa çok çişim geldi.

Of postun sonunu bir yere bağlayıp veda etmek istiyorum lakin bağlayamadım.En iyisi siz anlayın.
Görüşmek üzere..

Read More

Keşke Bir Dislike Butonu Olsa Mı Diyorsun? İşe Alındın!

Yavru kedi videolarını komik bulmuyor musunuz? Hapşıran panda videosu gördüğünüzde "Dislike" butonuna basanlardan mısınız? Beğeni seviyeniz yüksek mi? İzlediğiniz videoların izlenme oranlarından etkilenmeyip, dislike verebilir misiniz? Cevabınız evetse, Viplay'in Sahibi sizi arıyor olabilir.

Viplay'i yüksek zevklere hitap eden video içerikleriyle beslemek istediklerini söyleyen Viplay'in Sahibi, geçen hafta kısa bir film ile Viplay ekibinin başına geçecek bir kişiyi işe almak istediğini söyledi. Film çekimi sırasında eğitimli köpeklerini yanından ayırmayan iş adamı, çekim bittikten sonra prodüksiyon ekibine binayı terk etmeleri için 10 saniye tanıdı ve üzerlerine köpeklerini saldı :)

Alınacak kişiye rüya gibi bir teklif ve ayrıcalıklı bir hayat sunulacağından bahseden filmi izlemek ve başvurmak isteyenlere:  http://bit.ly/16SrOaF

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Read More

Guven Önemli


  Ertesi gün ofise gittiğimde Pembe vardı 'günaydın' dedikten sonra Pembe
 'Dün sen Demi de mi kaldın?
 'Hayır'
 'Bak ben böyle şeyleri sevmiyorum.Dünde erken çıktın işten.Mesajlaşıyorsunuz dimi?Biliorum  mesajlaşıyorsunuz.' dedi.
 Amcığa bak dün erken çıkmışım.Ulan sen dedin çık diye.Ayrıca evet mesajlaşıyoruz nolmuş?Sanki ofiste seviştik.Çok sinirim bozuldu.Demi de sürekli mesaj atıyor cevap veremiyorum.Demi ofise gelince anlattım Pembe nin dediklerini.Ama söyleme dedim.Bu da gitmiş söylemiş.Pembe de kişiliğine yakışır bir şekilde inkar etmiş.Ama umrumuzda olmadı çünkü Pembe yi biliyoruz.
Demi ile masalarımız yanyana.Bu masasına oturdu ve elimi uzatmamı istedi.Elimi tuttu.Gizli gizli dosyaların arkasından el ele durduk öyle.Bende nasıl heyecanlandım anlatamam.Sanki ilk kez biri elimi tutuyor gibi.Elim terledi falan.Adam da söyledi bide elin terledi niye diye daha bi utandırdı.Sonra konuşmaya başladı.
'Benim için guven çok önemli sana güvenebilir miyim?'
'Tabi ki güvenebilirsin.'
'Sende bana guven'
Falan derken evliliğine kadar gitti konu.Çocuğunun olup olmadığını sordum.İki tane çocuğu olduğunu söyledi.Oh maşaallah Allah bağışlasın.
Allah ım neden böyle yapıyorsun?Bu iki oldu küsecem yani.O değil de niye ben Demi yi böyle kabullendim?Niye hayır diyemedim?

Read More

Beş Acılı Lahmacun



  Sevgili blogcanlar nasılsınız?Merak edenlere söyleyeyim hala gusül almadım. ve işler hala kötü.Sadece işler değil benim hayatımda da yoluna gitmeye şeyleri anlatmama gerek yok şuan.
 Yine çok oldu yazmayalı.Aslında pek yaptığım bir şey de yoktu.Evden işe, işten eve.
  Demi ye hayranım.Herif çok karizmatik.Şivesine , gömleklerine , sıfıra vurulmuş kafasına  ve götüne hayranım.Ama sadece hayranım.Bir umut beslemiyorum.Geçenlerde bilgisayarını karıştırırken bir kızın fotoğraflarını gördüm.Adam nasıl psikopata bağladıysa kızı bir sıçarken çekmemiş.Hatta kızın vesikalık fotoğrafını almış, evde sehpanın , çiçeğin, böceğin yanına koyup çekmiş.Kızda bir çirkin.Hayır bunu kıskandığımdan söylemiyorum gerçekten çirkin.Neyse daha sonra bu fotoğrafları kaldırmış Demi.Birde yine geçenlerde Demi ye yaşını sorduğumda 'napcan sen benim yaşımı?' dediğinde cevabımı aldım.Oysa gönül isterdi ki 'ne yapacam ulan manitam olabilme imkanını değerlendireceğim kendimce 'diyeyim.
 Neyse geçen Demi işe gelmedi.Bana da mesaj attı 'Elzem ben bugün gelemicem biraz rahatsızım idare edin diye'.'İyi dedim napayım geçmiş olsun' falan filan.Banane ulan gelmezsen gelme patron olan sensin haber vermene gerek yoktu.Lakin canımda çok sıkıldı.Çünkü benimle konuşan tek insandı.Pembe ile fazla konuşmuyorum çünkü sapık olduğuna inanıyorum.
  Öğle Pembe geldi.'Demi ye köşeden 5 acılı lahmacun alıp götürecekmişin'dedi.Oha lan ben niye götürüyorum?Ben onun uşağı mıyım?Ayrıca niye burdan tee oraya götüyorum?Birde beş tane oha sığır mısın abi?
  Pembe ye ' niye o tarafta lahmacun yokmuymuş ' dediğimde ' o burdakinin lahmacununu seviyor' dedi.İyi de her gün köşedekinden beraber yiyoruz hiç lahmacun yediğini görmedim.Lahmacun yiyen benim!Ama tabi ki de götürecektim yani Demi için.Başkası olsa götürmem tabiki.
Neyse Pembe bir saat erken çıkmamı istedi.Bende lahmacunları alıp Demi nin evinin yolunu tuttum ama bir türlü bulamadım.Çünkü salak herif doğru düzgün tarif edemiyor.İki saat beygir gibi mahallesinden dolandım.Yolda on kişiye sorup, iki popüler cevabı aldıktan sonra buldum.Lakin Demi ye çok kızdım ve bu arada lahmacunlar kurtlandı.
 Geldiğimde 'Kaybolsam seni aramam' dedim güldü gel içeri dedi.'Yok gidecem ben' yani istemem yan cebime koy dedikten sonra daldım içeriye.
 İşten bilmem neyden konuştuktan sonra konu Pembe nin kız arkadaşına, ordan da ilişkilere geldi.Ben bir ara 'Benim nesil evlendiğinden dolayı karşıma evlenip ayrılanlar çıkıyor' dedim.O da 'ama olabilir yani insanlar evlenip ayrılabilirler ben de evlenip ayrıldım' dedi.Bende 'evet olabilir şeklinde cevap verdim.Aslında olamazdı ama herifi beğendiğimden dolayı olabilir dedim ki zaten olabilirdi.Çünkü tahmin ettiğim kadarıyla otuzbeş otuzaltı yaşlarında olmalıydı.Gerçi evlenmenin ayrılmanın yaşla ilgisi pek yok.Neyse ya işte ben yaşını düşünürken tekrar sordum.Bu da tahmin et dedi' ben otuzüçten başladım saymaya otuzaltıda başını salladı.
  Sonra dedi ki
'Senin gözlerin..İri..Güzel yani'
'Evet öyle eşek gözlüyüm ben erkekler genelde gözlerimi, bakışlarımı beğenirler.
'Benim gibi yani'
'Hayır senin gözlerin iri değil ki '
'Hayır öyle değil'
'Evet bende onu diyorum senin gözlerin iri değil'
'Hayır Elzem bende gözlerini çok beğeniyorum'dedi ve elimi tuttu.Baktı , bakıştık.Hiç kimse bana böyle bakmamıştı.Sonsuza kadar böyle kalabilirdim.Sonra o ara azgınlığım azdı sanırım herifin dudaklarını yapışasım geldi.Ama olmazdı.Yani yapışacak birisi varsa o da oydu.Ama yok herif hiç öyle yapışacak gibi durmuyor diye düşünürken.Yaşar ın onun vedası şarkısı çıktı.Bu
'Onu düşünüyorsun demi?' dedi
'Kimi?'
'Onu işte bahsetmiştin ya' diyerek Cenabettin i ima etti'
'Hayır'
'O zaman ne düşünüyorsun?'
'Annemi'
Oha Elzem uyduracak başka şey bulamadın mı?Yok aslında seni kucağıma alıp yatak odasına götürmek istiyorum diyemediğimden böyle saçma birşey çıktı ağzımdan.O an annemin radarlarımı var bilmiyorum ama annem aradı.'nerdesin sen eve gel ' diye bağırdı ve bu ortamı önce ben sonra annem olmak üzere sülalecek içine ettik.
 Gitmek zorunda olduğumu söylerek kalktım.Giderken o sarılışını hiç unutamam heralde.Fakat Demi nin söyleyecekleri içimde kaldı.Senden hoşlanıyorum Elzem , sevgili olak dyecekti , benim ol Elzem yakarım bu şehri diyecekti ,belki evimin kadını çocuklarımın anası ol diyecekti ,her gün kuru fasulye pilav yap diyecekti.
  Eve geldiğimde mesajlaştık.Bana dört tane güzel söz dedikleri atarlı giderli ve bana böyle gelen mesajları okumadan sildiğim türden mesajlar attı.Benimde uykumu getirdi uyumamamı istedi.Oldu bebeğimm sen patronsun tabi istediğin saatte geliyorsun ama benim sabah dokuzda ofiste olmam lazım.Yani buda demek oluyor ki yedide kalkıp duşa girmeliyim saçımı düzleştirmeliyim Rapunzel le kim önce kıyafet kapacak yarışına girmeliyim demeyi çok isterdim.Ama diyemedim ve uyudum.Tabi ki yatmadan önce Demiyle ilgili evlendiğimizi kızımızın olduğunu adını Elzem koyduğumuzu düşünerek..

Read More

Ne yapıyorum ki ben?



  Haftalardır buralarda yokum.Sevgili okuyucularım tarafından merak edilmişim.Yüzlerce mail geldi 'elzemcim nerdesin özledik' diye , demek isterdim.Kimse dememiş ki 'kız zaten salak birde ortalarda yok kesin başına birşey gelmiştir' diye.

Neyse son yazıma bakacak olursak o yakışıklı herifle görüşmedik ve görüşmeyeceğiz.Neyse bu önemli değil zaten.Önemli olan çalışmaya karar verdim.Gittiğim iş görüşmesinde kırk dakika boyunca patronu beklerken , durup dururken ve sürekli gülen , zeka fakiri olduğu bariz olan bir kızla oturmak zorunda kaldım.Ertesi günde işe başladım.

İki tane patronum var.Biri saçını taramayan , yalanı kendine alışkanlık haline getiren , iki günde bir pembe tişört giyen , 'sapık mıdır nedir yaa' dediğim biri.Ne sapıklığını gördün adamın diyorsan valla benimle ilgilisi yok.Belki daha sonra anlatırım.Bunun adı Pembe olsun.Diğer patron ise otuzaltı otuzyedi yaşlarında , karizmatik , gömlek zevkine bayıldığım hatta gömlek denilen şeyin bu adam için icat edildiğini düşündüğüm biri.Bunun adı da Demi olsun.Çünkü genelde cümlesini bitirirken demi der.Evet adam iyi hoş lakin asker arkadaşı muamelesi görüyorum kendileri tarafından.Ama en azından benimle konuşuyor , diğeri sert biraz.

İşe başlayalı üç hafta oldu ve Pembe ile Demi sürekli ben geldiğimden beri işler kötü diye yakınıyorlar.Alınacağım artık yani.Acaba işler benim yüzümden mi böyle?Uğursuz muyum ne?Gusül falan almayı düşünüyorum böyle giderse.

Read More

Cenabettin gitti bok gibi gızlara yorum yazdı


Hani diyordum ya facebook la falan uğraşmıyorum.Ama genelde facebook la ilgilenip çelişkiye düşüyordum.Son günlerde facebook dan çıkmıyorum.Çünkü Cenabettin ne haltlar yiyor bakayım diye.Valla gözlerimi bildirimlerden alamadığımdan şaşı olmam muhtemeldir.Peki Cenabettin ne yapıyor?Gündemle ilgili ülkemizin durumuyla ilgili paylaşımlar yorumlar yapıyor.Lakin iki gündür falan bir kızın her fotoğrafını her saçma paylaşımını beğeniyor.Neyse kızın profiline baktım.Meslekdaşlar.Bu yüzden görüşüyor olabilirler mi bilemem.Kızın ilişkisi de var ama bu tabi ki beni rahatlatmıyor.Kız da güzel hani.Göt karı!

Dün yine face açık ben de blog a bakıyorum.Sonra face in dıd dıd diye sohbet sesi geldi bir önceki yazımda bahsettiğim yakışıklı herif sandım ama cenabettin yazmış.Ben ne yazmış diye bakıncaya kadar geçen bir bilemedin iki saniyelik süre de ne yazmış olabileceğini tahmin ettim.'nörüyon' yazmış olabilir.'seni özledim' yazmıştır belki.Ama 'nörüyon' sorusu daha mantıklı geldi.Neyse baktım 'Facebook unda virüs var sürekli arkadaşlar videoma bir el atın dört gündür uğraşıyorum bunun için diye paylaşım yapıyosun' yazmış.
Farkındayım ulan.Keşke nbr falan yazsaydın ona bile razıydım. Ne yapmam lazım falan derken bir kaç cümlelik sohbetin sonunda ben çıkıyorum yazdı.Bende 'evet hadi sohbeti kapat' yazdım.Ben genelde kapatıyorum falan dedi.

Bu gün gün boyunca telefonda konuştuk.Benim header işini falan o çözdü yaptı.Öyle işte herif göz göre göre başka karılara gidiyor.Gitmese sanki benimle olacak.

Gerçi ben de hala konuşuyorum şu yakışıklı herifle.Sürekli trip atmayıp ok by demese belki ona da bir isim veririm.O değil de yok ya o da teselli vermiyor bana.Ya gerçekten istemiyorum herifi ya da Cenabettin e benzetmek istiyorum onu.Mesaj uslubunda dahi Cenabettin i görmek istiyorum.Ama anam bu da otuzüç yaşın da ve (şuan cenabettin aradı efendim efendim diye bağrınsam da ses yok yanlışlıkla aradı heralde.Telefonunun üstüne oturdu sanırım) işte otuzüç yaşında 'napiosun' 'ii' diye mesaj atıyor ya o kısalttığı harfleri kulağına sokasım geliyor.

Yarın onunla buluşacağız Rapunzel in mezuniyet törenine gidecez.Arada bir sevgili olup olmama konusunda muhabbet geçiyor aramızda ama bilmiyorum.Ben değil miyim eskilerden bir cacık olmaz diyen ama hep eskilere dönen.

Read More

Artık header ım var


Sevgili shemellon benim için de bir header hazırladı.Yok iki tane ama şimdilik bunu kullanacağım sonra diğerini , sonra bunu , sonra diğerini :)

İki günde bir blogunun header istek bölümüne bakıyordum.Evet bana on kişi kalmış.Aha 7 kişi.Ve üç kişi derken sıra bana geldi.Bu ne hız :)Gerçi ben teknoloji özürlüsü olduğum için boyutuydu bilmem neydi bilemedim ve bunun için de yardımcı oldu.Kolaymış aslında cahillik zor :)

Ben çok beğendim her ikisini de.Ellerine sağlık canım, çok teşekkür ediyorum.

He 'benim niye bir header ım yok benim de bir header ım olsun' diyorsanız shemellon header istekleri ne bir uğrayın derim.

Read More

O kadar da değil alışkanlığım , seni bıraktım


Telefondaki 'Bundan sonra gereksiz atarlanmayacağım ehuiehiu' cümlesine 'böyle ol canımı ye hihi' diye cevap verdim.Daha önce hiç kullanmamıştım bu cümleyi.Ama sen hep kullanırdın Cenabettin
'tamam geldiğimde şu iç çamaşırımı getiririm şevişiriz' derdim sende böyle ol canımı ye diye karşılık verirdin.Bu örnek yanlış anlaşılsın istemem.Bu cümle tekrarlanırdı hep.Ya da istenildiği gibi anlaşılsın.
Ama dün gece ki yakışıklıya bu cümleyi kurunca aklıma yine sen geldin.Oysa aklımdan siktirolman için onunla konuşmuştum.Aslında cümlenin kelimelerin bir suçu da yok yani.Her türlü aklımdasın.

 Hı şu yakışıklıya gelince benim eskilerden.İki üç kere bir kaç gün sevgili olma kararı almışlığımız vardı.Ama dedim ya sonrasında bir kelimeden kavga çıkarıp bitirmiştik hep.

Sadece o yok Cenabettin.Hiç yapmadığım birşeyi yapıyorum.Çivi çiviyi sökermiş deyimini kim söylediyse dedim ki boşuna söylemiş olmasın bende bir deneyeyim.Eğer teorisi doğruysa eşe dosta ben de bu deyimle nasihat adında kafalarını sikerim.Çünkü ben teselli  veren arkadaşlardan olamadım bir türlü.Hı ne diyordum işte bir kaç esmere rengini bilmediğim boncuklar dağıtıp yeşil ışık yakıyorum.

Lan ayrılalı bir hafta olmuş elin herifleriyle mi fingirdeşiyorsun kevaşe diyebilirsin.Ama aklım dağılsın istiyorum.Anlıyor musun?Hem sen ayrıldıktan sonra sevişesim var bir kaç kıza bakayım dememiş miydin?O zaman sende kevaşesin.Sevişecek olmana sözüm yok sadece insan biraz adap bilir.Bu eski sevgiliye söylenecek bir şey mi?

Aslında senin hakkında ağlak şeyler yazasım yok.Üzülmüş olabilirim fakat buraya da her gün 'Cenabettin nolur yuvana dön' diye triplenemem.Helene sağolsun yorum yazmış.Aklıma düşürdü seni.

Benim sorunum ne biliyor musun?Bir daha olmayacak olman.Yani bu diğerlerine benzemiyor.Hani biliyorduk ayrılıp başka insanlar tanıyıp hayatımıza sokardık ama yine aynı dükkana geri dönerdik.İşte o dükkanı yıkmışlar Cenabettin.O üzüyor beni sadece.Ama alışırım ben.Sonuçta sigarayı bırakmak kadar kötü bir alışkanlık değilsin bende..

Read More

Son kez..

Sevgili Cenabettin,

Nasılsın?İyi misin?Eminim iyisindir.Ha ama nerden biliyorsun belki de iyi değilim diyorsan olabilir.Belki ayak parmağını masaya çarpmış olabilirsin belki yolda gördüğün kıza iç geçirmiş olabilirsin belki de bu ay gecikmiş iki faturan vardır.Üzgünsündür olabilir yani..

Beni soracak olursan hiç iyi değilim Cenabettin!Neden hayırdır dediğini duyar gibiyim.Senin yüzünden Cenabettin!Ama sen bilmiyorsun.Çünkü sana karşı olan hislerimi kendi hislerin gibi sanıyorsun.Gerçi bende söylemedim bugüne kadar ama öyle değil.Ben seni bilmediğin kadar çok sevdim.Sen sadece benim yapışkan tarafımı gördün ama seviyordum.En kötüsü de sen başka şeyler düşünüp herhangi bir şey yaparken ben aklının ucundan bile geçmezken benim burda senin için kendi yemem.

Tanıştığımız günü hatırlıyor musun demeyeceğim Cenabettin.Çünkü hatırlamazsın bilirim.O gün aslında arkadaşının bana asıldığını düşünmüştüm ama sana kısmetmiş.Ama şimdi aklıma geldi acaba onunla olsaydım daha mı iyi olurdu?Biliyor musun Cenabettin tanıştığımızda senin için 'öf ezik salak' demiştim.Ama bilemezdim ki o salağı sevip bana bu kadar acı çektireceğini.Çok sakindin sen önceleri Cenabettin.İlk günlerdeki bende ki tanımın huzurdu.Hiç unutmam 'belki beni seversin' demiştin.Sevdim işte Cenabettin.Peki niye görmedin?Görebileceğin çok şey varken gördüğün tek şey beni hor görmekti.Biliyor musun seni bütün sülaleme söyledim.Anneanneme bile o da dedeme söylemiş.Komik değil mi?Sen ise facebook ta ilişkim var yapamam akrabalarım görür demiştin.Annenin yanında benimle telefonda konuşamazdın.İlk ayrılığımızı da hatırlıyorum.Hatta sayısını bile bilmediğim diğer ayrılmalarımızı da hatırlıyorum.Beni her seferinde terkedişlerinin hepsini hatırlıyorum ama hiç birinde dersimi almamışım.O kadar şeye karşı hep sana döndüm.Bilmem kaç kere herhangi bir bahaneyle ya da haber bile vermeden terkettin , bana bütün kızlardan daha aşağısın dedin , gerizekalı olduğumu söyledin , kevaşe olduğumu söyledin vs vs..Ama ben hepsini boşverip hep peşinden koştum.Belki zeka geriliğim konusunda haklıydın.Yoksa niye sana her seferinde döneyim ki?Her seferinde belki aramız iyi olur belki bir gün beni seversin umuduyla yaptıklarını görmezden geldim haklıyken haksızım dedim.Biliyorum çok saçma bir düşünceydi.Benim seni kaybetme gibi bir korkum vardı Cenabettin.Şimdi ayrılırız zaman geçer hayatına biri girer.Ve ona bana davrandığından daha iyi davranırsın.Bu düşünceden çok korkardım.Belki hala korkuyorum.Çünkü bu haksızlık olur değil mi?

Sen beni hiç tanımadın Cenabettin!Dediğim gibi sen benim hep yapışkan tarafımı bildin.Bir de kevaşeliğimi.Aslında sen öyle  gömek istedin.Oysa ben sandığın gibi biri değildim.Keşke biraz olsun tanımak isteseydin belki sevebilirdin beni.Ben sevilmeyecek kadın değildim Cenabettin.Hele ki ben bile seni sevmişken , sen bile sevilesiyken benim sevilebilme kapasitem daha yüksekti Cenabettin.Sen beni hiç tanımadın çünkü senin yaptıklarını bir başkası yapsaydı ölse yüzüne bakmazdım.Sen hiç bilmedin ama ben seni çok sevdim Cenabettin!Çok merak ediyorum bir an olsun bu kız üzülüyor mu dedin mi?Cevabını bildiğin soruları sorma Elzem!Tabi ki düşünmedin.Düşünseydin söylerdin herhalde ya da üzmezdin bu denli.Ben herhangi bir saatte senin için ağlarken sen ne yapıyordun Cenabettin?'Eve bir kilo elma iki kilo portakal alayım' diye düşünüyordun belki de.Bak bunu da bilmiyordun değil mi?Evet anıra anıra ağlıyordum.Mesela şuan da ağlıyorum ama sen facebook da ona buna yorum yazıyorsun.Ben girince sohbeti kapatıyorsun ama tatlım bildirimlerden ne bok yediğini görüyorum.

Ben bir karar aldım Cenabettin!Seni hayatımdan çıkarmalıyım!Aslında bu kararı bilmem kaçıncı kez aldım ama bu son olsun Cenabettin.Bizi tekrarlamaktan bıktım , yoruldum.Hem ben senin gibi düşünmüyorum Cenabettin.Artık senin için belki demeyeyim önüme bakayım ki belki evlenirim bir kızım olur..Çok vaktim kalmadı bunun için.

Bunu okusaydın eğer ki belki okuturum o alaycı bakışlarla bu yazdıklarımı saçma bulacaksın.Ve eminim ki okuduktan iki saniye sonra unutacaksın.Umrunda bile olmayacak.Çünkü hayatının bir yerinde olsam da olurdu olmasam da.Peki sana bunları niye yazıyorum biliyor musun Cenabettin?Çünkü artık görüşmemeyi umut ettiğim için.Bil istedim bugüne kadar o yeterince kaldırdığım götünün daha fazla kalmasın diye söyleyemediklerimi.Çok klişe olacak ama bundan sonra seni kimse benim gibi sevmeyecek.Ama sen yine de lan bir ara Elzem vardı kıymetini bilemedim demeyeceksin.
Günlerdir sipraktin içtiğimi biliyor musun Cenabettin?Yok yok kilo almak için değil , uyuyayım da seni düşünmeyeyim diye.Günlerdir sen kiminle sevişeceğini düşünürken ben çok acı çekiyordum.

Yok olayım istiyorum Cenabettin.Siktir olup gideyim hayatının en küçük en gereksiz yerinden.Sence yapabilir miyim?Belki de yaparım.Çünkü çevremdekiler tarafımdan inat biri olarak bilinirim eğer birşeye karar verdiysem yaparım.Bu sefer de kararımdan dönmemek için uğraşacağım.Mesela facebook hesabımı kapatıyım.Zaten duvarını bana kapatmıyor muydun?Ben gelince sohbeti kapatmıyor musun?Oysa sana hiç yazmışlığım yokken!Sonra whatsapp ı sileyim ki her iki dakika da bir son görülme saatine bakmayayım?Olmadı numaramı değiştiririm?Komik değil mi?Evet bence de!

Vazgeçtim Cenabettin!Daha çok yazmak istediklerim var ama yazmacağım.Sence de anlamasız değil mi?Öyle hoşçakal da demeyeceğim.Hep sevgiye muhtaç kal.Yok yok Cenabettin dedim ya sen beni tanımıyorsun kötü olmanı istemem.Sen yine de hoşkal ama benimle yan..

Read More




 
  Günlerdir ülkemizin durumu malum.Olayları , yaşananları sinirle okuyor ve duyuyorum.Bunun yanında gurur duyuyorum.Olayın 'üç beş ağaç' olmadığını bir de ben tekrarlamak istiyorum.Büyük bir cesaretle özgürlükleri için seslerini duyurmaya çalışan halkın ve bu direnişin yanındayım.Ve bu yüzden adım çapulcuysa evet çapulcuyum!

Read More

Kezban ın günlüğü


   Blogcanlaarrr çok ağrım var !Sanırım regl olcam.Ya da şu an Esra Erol un sesi karnıma ağrı girmesine neden olmuş olabilir.E niye izliyorsun o zaman gerzek karı diyorsan , keyfimden değil.Annem sağolsun.Hadi bekarların izlemesini biraz anlayabilirim ama evliler niye izliyor onu anlamıyorum.

   Konu madem tv programlarına geldi bu gün bir programda 'vay arkadaş kafaya bak' deyip güldüğüm bir şeyi anlatayım.Programdaki konu cinayet.Aslında cinayet olup olmadığı belli değil.Neyse bunların evindeki kasadan altın para neyim çalınmış.Kasayı bir gösterdiler abi 'çalmayan eşek olsun , lütfen çalın , çalmazsan ölümü ye' der gibiydi.Şöyle ki ayı kadar kasa oturma odasının baş köşesine konulmuş.Üstüne de dantel örtmüşler ve bir de saksı kondurmuşlar.Gizli kasa..

    Sevgili Hürrem den bahsetmeyeceğim bile.Yalnız şunu söylemek istiyorum.Ben bu dizi başladığından beri 'Hürremciler' ve 'Mahidevrancılar' diye ikiye bölündüğümüzü düşünüyordum.Hatta Mahidevran fanları fazlaydı benim düşüncemde.Ama öyle değilmiş herkese sordum 'Hürrem i tutuyomm ben' cevabını aldım.Anneanneme bile sordum o da hürremci.Hatta ve hatta ikiye falan bölünmemişiz herkes dizinin akışına göre izliyormuş.Bir ben Mahidevrancıymışım ya la.

   Bir de şu survivor dan Duygu gitti ya iyi oldu hani.Haftanın dört günü izlerken televizyona tekme atma isteğimden ve stresten kurtuldum artık.

   Bu gün bir arkadaşı gördüm yolda.Ayaküstü naber nasıl gidiyor falan derken bunun telefonu çaldı.
   -Blog blog blogspot.. he he ..Yav görürsün zaten salak şeyler var..
  Ben miyim bu blog un sahibesi diye düşündüm.Salak dedi kesin benim blog.

  He bir de 'Kezban ın günlüğü' diye aratanların google unda benim bloga yönlendirmesi bir tesadüf mü diye sorgulamaya başladım.Ömer Çelakıl ın saçlarından sonra düşünecek konum bu.Bu bir işaret mi? Acaba blog başlığımı değiştirmeli miyim?

Read More

Tek sigarayı beraber içmek vardı şimdi..



    Sigaranın dumanı gibi seni çekmek içime ve hoyratça ,
    Saçma salak korkusuzca meydan okumak aşka..
    Düşlediğim cennet şu an
    Viski renginde bakmak hayata ama hep sarhoş kafayla
    Siyah beyaz tonlarında
    Fakat bir saniye önce gibi hatırlamak yüz hatlarını
    Ve ayrılamamak seninle olan hayallerden 
    Beni anlatmak istedim , en azından çalıştım desem yalan yine
    Oysa bir yazsam sığmam hiç bir sayfaya

                         
    Cenabettin

Read More

Az kalsın katil oluyordum



   Lise bitince bir kaç ay anket , tanıtım işinde çalıştım.Çok sevdim.Zaten tek yapabildiğim şey konuşmak.Ondan önce başvuru yaptığım ve beni işe kabul etmeyen iş yerleri bu işteki gevezeliğim ve ikna kabiliyetim sayesinde ' sen neden bizimle çalışmıyorsun' demişlerdi.Bende içimden ' başvurduk ama aldın mı işe amcık' derdim.İş güzeldi , eğlenceliydi , parası iyiydi.Birde çalışanların hepsi kızdı ve ben ordaki dostluğu başka yerde görmedim.Hep on yedi yaşında kalsaydım kesinlikle o işte çalışırdım.
 
   Kısa sürede diğer elemanları boynuz kulağı geçermiş misali ben de öyle geçmiştim.Müdür en yakın arkadaşım oldu.İsmini veresim geldi :) Çok yakışıklıydı ya.Severlerdi beni.Serviste bile o kalabalıkta en son ben binsem bile yerim ayrıydı.Serviste sigara içmek ve müdürle önde oturmak bana mahsustu.Zaten bir kaç saat çalışıyorduk.Sadece şehir dışına gittiğimizde bütün gün çalışıyorduk.Çalışma denmezdi.Mesela ben yarım saatte anketi , ürünü bitirir şehri gezerdim.Bazen kaybolmuş numarası yapardım.Elemanlardan bir kız alıp kahvehanelerde , iş yerlerinde oturur beleşe yemek yerdik falan.Zaten bir kahvehaneye gittiğimde çantadaki ürünü bitiriyordum.Bir de göğüs dekolten varsa tamam abi.Bu konuda yanlış anlaşılsın istemem.Sırf iş için dekolte giymiyordum tabi.Diyeceksiniz 'lan alt tarafı anket ne övüyorsun mal karı'.Ama seviyordum ben.

  Çok konuşurdum.Karşımdakini bıktırırdım konuşmasına izin vermezdim.Millet artık sadece susman için alıyorlardı.Mesela bir dış fırçası gelmişti.Alt tarafı sikik bir diş fırçası için yarım saat konuşmuştum ve 'ikiyüzotuzyedi' kılı var diye uydurmuştum.Karşımdaki de saydın falan demişti.Bir gün de yine bir şey için adam tekine anlatıyorum.Adam ' bu dandik şeyi sadece senin konuşman için alıyorum az önce cumadan gelmiştim hoca bile bu kadar güzel vaaz vermedi' deyip hepsini almıştı.

  Neyse bir gün şehir dışındayız.Ağız spreyi tanıtımı satışı yapıyoruz.Kimse de istemiyor.Bilmediğim şeyi ağzıma sıkmam ben diyorlar.Oysa bilinen ama dandik bir şeydi.Neyse ben de bak ben sıkıyorum diye diye o gün bir şişe spreyi ağzıma sıkarak bitirmiştim.Artık dilim uyuşmuştu.Sonra akşam olmak üzere artık dönmemize yakın bir arkadaşımla bir kaç insan daha bakıyoruz.Bir apartmana girdik.Bir kapıyı çaldık.Adamın biri kapıyı açtı.Ben küçücük şişe için yirmi dakika anlatım yaptım.Adam tam bir şey diyecek ama konuşturmuyorum.İkna olsun diye spreyi sıktım.Sonra adamın astımı varmış.Bir başladı öksürmeye.Ay nasıl korktum.Arkadaşımda sağolsun 'elzem öldüreceksin adamı ölcek galiba baksana' falan diyor.Biz gittik ama adam hala öksürüyordu.Burdan özür diliyorum.

  Sonra birgün de bir yere gittik ama neresi hatırlamıyorum.Böyle hiç birşey yok .Tek tük ev var.En uzaktaki eve doğru gittim.Tepe gibi bir yerde .Evin az ilerisine böyle üstü naylonla kapalı altına kanepe koymuşlar.Bir yaşlı kadın bir adam oturuyor.Çingeneymiş bunlar.İlle otur diye tutturdular.Oturdum ama korkuyorum.Çünkü iyi biliyorum okuduğum lise de roman mahallesiydi ve beni kaç kere kovalamışlardı.Ya taciz edecek ya da gasp.Neyse oturdum aralarına.Solumda otuz yaşlarında adam sağımda yaşlı kadın.Ya ürünlerin parasını alırlarsa ya tecavüz ederlerse diye düşünüyorum.Ama yok ya kadın çok tatlı duruyor falan.Ben 'sağlık ürünleri deyince' kadın başladı bu sefer.'benim bir torunum var dört yaşında trafik kazası geçirdi şuan koma da sen ne olur durumu?''bilmiyorum' desem de kadın'bilirsin sağlıkçısın sen ' diyor.Ne sağlığı lan alt tarafı götüm gibi ürünleri birilerine kakalamaya çalışıyorum burda.Sonra genç bir kadın geldi.Adamın eşi galiba.Sürekli bana laf soktu.Bir şey de demiyorum yoksa keserler.Birde ıssız bir yer bulamazlar da beni.Kadın üstüme geliyor ama yaşlı kadınla adam beni koruyor.Adam bana mı asılıyor ne.Kadın da kıskanıyor.Kadın sonra dedi ki bana 'bakire misin?' oha! öyle kaldım.Yaşlı kadın tabi bakiredir falan dedi.O da 'bence değildir' diyor.Bunlar benim bakireliğimi tartışırlerken ben de çaktırmadan müdüre çağrı attım.Sonra geldiler beni aldılar.

 Belki bu yazdıklarım size saçma gelebilir ama anlatasım geldi işte.Çok seviyordum orayı , arkadaşlarımı .Şimdi ise çok yalnızım lan!

Read More

Yardım !

 

    Ya of iki önce başka bir hesap açıp bir blog oluşturmuştum.Sonra farkettim ki bu blog profilimle bir siteyi izleyemiyorum.Diğer blog profilim çıkıyor.Sonra dedim sileyim blogu hesabı falan düzelir belki diye sildim.Ama yok olmuyor.Hata veriyor.Takipe alamıyorum hiç bir siteyi.Neden bilmiyorum çünkü anlamıyorum bu işlerden.Anlayanınız bileniniz varsa yardım edersiniz sevinirim..

Read More

Bu da olmadı



  Dün gece rüyamda annem ben ve kardeşim Rapunzel deniz kıyısındayız.Annem biraz önümde Rapunzel yanımda.Deniz birden kaynamaya başlıyor.Baloncuklar çıkıyor kaymadan dolayı.Annem eğiliyor ve elini suya sokuyor.Sonra deniz yükseliyor ve koyulaşıyor.Muhallebi yaparken koyulaşır ya işte öyle.Ben anneme gel diyorum.Kardeşimde denize doğru gitmeye başlıyor.Ama o kadar çok korktum ki anlatamam.Zaten genelde böyle felaket falan görürüm rüyamda.Uçak düşer dibime ya da kıyamet kopar falan.İşte neyse çok korktum ve uyandım.Her gün rüya görürüm ve genelde rüyalarım çıkar.Bence rüyadaki belkide farketmediğimiz ve kişiden kişiye değişen bir sembol var.Yani bize birşeyleri haber veren.Ve şu da önemli rüyadan uyandıktan sonraki ruh halin.İyi ya da kötü.Bu da bir haberdir.Bu yüzden rüyalarımı google dan aratmam pek.Gördüğümüz şeyler aynı olabilir ama olabilecekler farklıdır bence.Ama daha önce böyle bir rüya görmediğimden dolayı ya da denizin kaynaması neye işaret abi dediğimden dolayı google a sordum.Denizle ilgili çok şey olmasına rağmen denizin kaynaması yoktu.Demek ki ilk ben görmüşüm bu rüyayı hehe şaka şaka.Neyse işte yoktu ve diğer denizle ilgisi olanlarda kimi iyi ama çoğunluk kötü birşey olacak hakkında dava açılacak falan yazıyor.Lan ne davası.Ben ki kendi osuruğumdan bile korkan bir insanım.Bu yüzden dikkat etmeye çalışıyorum.Mesela şuraya bile bir şey yazamıyorum.

  Neyse ben böyle düşünedurayım bugün dışarıya çıktım.Adalara bir bakayım yerinde mi diye gittim.Daha adaların başında, yarısına bile gelmeden baktım dört tane stand açmışlar yoldan geçenleri durduruyorlar falan.Beni de bir kız durdurdu.Anlatıyor ama ben oralı olmuyorum.'Cenabettin bugünde yazmadı , şu kızın şortuna bak , of şu çocuk çok yakışıklıymış , Allah ım herkes sevgilisiyle elele bide bana bak en son dört ay önce Cenabettin le el ele tutuşup gezmiştik , Oha karının dip boyasına bak , Cenabettin..' gibi şeyler düşünüyorum arada bir 'hı hıhı evet hıhı' diyorum.Yav arkadaş ne meraklıyız.Götümüzde çıban çıksa hadi gel 'götü çıbanlılar' standı açıp imza toplayalım diyeceğiz yakında.Bende bir stand açacağım.Yalnız olanlar, sevgilisi olmayanlar adına.Kuracağım stand bir masa bir de tepeme şemsiye..Gelen geçeni toplayacağım.Mesela çocuk gelecek ' ben sarışın yeşil gözlü başak burcunda 170 boy 50 kilo üniversite mezunu bir kız arıyorum diyecek.Bende not edeceğim.Bir kız gelecek ' ben sarışın mavi gözlü 180 boy 75 kilo işi olan evi olan birini istiyorum' diyecek.Ve ben bunları tanıştıracağım.Böylelikle sevaba gireceğim..

  O değil de şu sivil polis var ya.İsim bile veremedim daha ki zaten gerek yokmuş.Bu hiç kendinden bahsetmiyor falan.Söylediğimde ise 'nefret ediyorum kendimi anlatmaktan!' diyor.Ben de sinir oluyorum.Dün facebook tan ekleşelim dedi.Tamam dedim ekledim.Bende bunun facebook profilinden yola çıkarak buna sorularımı sordum.Önce burcunu sordum.ASLAN diye yazdı.Bir de büyük harflerle..Sanki çok matah.Sanki küçük harfle ben anlamayacağım.Sanki aslan burcu erkeklerin pipisi daha heybetli.Tövbe tövbe.Sonra bu netten bakıp ikimizin burc uyumunu kopyala yapıştır yapıyor bana.Benim ise aklım sorularda.Allah ım ona da bir site yetmemiş bir kaç siteden uzun uzun gönderdi.Ben de 'hı evet :)' falan yazarak sinir oluyorum.Bitince birkaç soru sordum.'profilinde yazmıyor' öyle mi böyle mi diye.Yaşını sordum düşün yaş daha önce söylenecek bir şeydi ama herif sordurmuyordu işte.'Tahmin et' dedi.'32' dedim ve bilemedim.36 yaşındaymış.Tamam benden epey büyük ama yaş benim için sorun değil.Daha önce aklıma takılan daha doğrusu içime doğan bir şeyi sordum.'Evli misin?'Daha önce 'of elzem saçmalama yine paranoya yapıyorsun hem niye durduk yere sorasın ki diyordum içimden.İşte sordum.'bekarım'dedi.Ama yok ya içimdeki his sağolsun.Bu sefer bende ' ama bu yaşta bir insanın evli olma ihtimali yüksek gibi sanki ya da evlenip ayrılması' dedim.Bu da 'işte bu yüzden kendimi anlatmayı sevmiyordum sanırım artık görüşmeyeceğiz evet evlenip ayrıldım çocuk dersen evet iki tane' dedi.Birşey demedim çıktım.

  Zaten ne bekliyorum abi.Benim nesil ve benim sevgilim olabilecek nesil hep evlendi.Bir ben mi kaldım ne.Ben evrene o kadar sinyal mesaj bilmem ne gönderdim birde.Yanlış kişi için göndermişim.Az önce 'aklımdasın belkide son kez söylemek istedim' yazdı.Cevap vermedim.'Hoşçakal' yazdı.'Hoşçakal' yazdım.Olmaz yani.Hadi benim için olur diyelim ama ailem izin vermez buna.Ki çocukları olduğu için benim için bile olmaz.Benden üvey anne bile olmaz.

Read More

Triplerde , Triplerdeyim



  Hep aynı hep aynı..Cenabettin le yine aramız kötü.Nedeni ise her zamanki gibi psikolojisi bozuk.Sanki benim yüzümden bozuldu.Sanki ben çok mutluyum.Benim de sorunlarım var belki de Cenabettin in sorunlarından daha fazla ve daha vahim.Ama kimseye yansıtmıyorum.Zaten herifin haftanın üç günü psikolojisi bozuk.Kalan dört günün ikisini beni umursamadığı için arayıp sormuyor.Kalan iki günün biri canı sıkıldığı için diğer kalan bir gün ise bana karşı bir sempati duyduğu için benimle konuşuyor.Anlamıyorum bana 'seni seviyorum' dedikten ertesi gün beni hiç siklememesini.Beş gün benimle 'günaydın' hariç konuşmamasını.

  Dün 'hoşçakal' dedim.Yazmadı cevap vermedi.Yani o kadar değerim yokmuş.Bir mesajlık kadar değerim yokmuş.Varlığım ya da yokluğum onun için farketmiyormuş.Hep öyle oldu zaten.'Amann Elzem de şuralarda bi yerde duradursun' dedi hep.Ben de hep durdum.Zaten önemseyen insan günlerdir 'bir sevgilim vardı lan dur bir mesaj atayım bir arayayım zaten salak başına bir iş geldi mi?' derdi.

  Artık en fazla bir hafta katlanabiliyoruz.Sonra yine ayrılıyoruz.Yapmam gereken tamamen hayatımdan çıkarmak biliyorum ama yapamıyorum.Yapmak istiyorum aslında ama yapamıyorum.Zaten benim suçum.Elinin altında o kadar iyi duruyorum ve buna o kadar iyi farkettirdim ki adama ,  ne yaparsam yapayım ne olursa olsun elzem her zaman burda diyor içinden.

  Beni sevip sevmemesi önemli değil.Artık sorun bile etmiyorum bunu.Sadece hiç ama hiç değerim yokmuş.Hoşçakal diyorum ya bir neden bile demiyor.Adam ayağındaki çorap kadar önemsemiyor beni.Neyse..

  Şu sivil polis vardı ya mesaj attım.Herif nasıl sevindi defalarca mesajını bekliyordum dedi.Sonra gece yatıyorum bundan mesaj geldi.Sizin sokaktayım diye.Oha dedim yani ilk kez konuşuyoruz ne sokağıma geliyorsun.Sonra kapının önümdeyim çık falan dedi.Çıkamam dedim.Çıkarsın diyor.Nasıl çıkayım.Benim annem gece mutlaka benim odama uğrar ve bende o götte yok yani.Sonra bu başladı arabeske 'Kapının ardında sen diğer tarafında ben ah kapı ah' falan diye.Lan amcığa bak bu neyin tripi?Niye kendimi Leyla gibi hissettiyorsun.Hiç sevmem ki zaten toplasan on mesaj atmışlığımız var niye böyle gereksiz triplere giriyorsun.Sana gel diyen mi oldu zaten niye geliyorsun gece gece?Manyak mı ne bide damara bağlıyor salak.

 Neyse bu gün de dedim ki niye birbirimizi tanımaya yönelik sorular sormuyoruz.Ay ben hiç sevmem nefret ederim zamanla tanımayı isterim falan dedi.Bence tepkisi gereksizdi.İçime kurt düştü bu böyle söyleyince.Öyle bir tarzı var ki adamın her mesajı döver gibi.Öff neyse ne amısına koyım

Read More

Evrene inandım



  Bu sabah kalktığımda götüm öyle bi tutulmuş ki.Göt kaslarım hareket etmeyecek derecede.Hayır yani bir şey yapmıyorum yormuyorum kendimi bütün gün evde oturuyorum.Nasıl tutuldu anlamadım.Dün gece açık bıraktığım pencereden eve biri gelip hunharca tecavüz etmiş sanki.

  Hani şu yazımda bahsettiğim iki kere yolda görüp el salladığım salak gibi beğendiğim herif vardı ya.İşte o herifi gördükten iki gün falan belki bir gün karşılaşırız umuduyla evrene beynimden manyetik manyetik dalga dalga sinyal gönderdim.Hatta içimden Yaşar ın ' yine karşılaşırıızz dünya küçük aşkın büyükk' şarkısını hep ona söyledim.Böyle saçma salak.Anneannemlerden öğrendiğime göre herif o mahalle de iki üç gün görev için kalmış sonra gitmiş.Ara ki bulasın herifi koca Eskişehir de.Tabi takmadım.O kadar da salak değilim.Yani sanıldığı kadar salak değilim.

  Neyse bu gün Rapunzel le dışarıya çıktık.Yemeğe gittik.Her zamanki gibi ne yiyeceğimize karar veremedik.Garson iki kere masaya geldi gitti falan.Tekrar geldiğinde
'Kusura bakmayın ben vejeteryanım da o yüzden karar veremedim ben bir iskender alayım' dedim.Sonra ne diyorum ben ne dedim falan derken Rapunzel le tabi garson gitti.Rapunzel dedi ki
'Abla bak şu adam mahalledeki sivil polis değilmi?' Çaprazıma baktığımda evet oydu.Çok şaşırdım lan.

  Sonra bakmaya bakışmaya başladık adamla.Bi ara bakışırken 'ne oldu ne bakıyon bişeymi var?' der gibi geldi.Ben de bakmadım.Rapunzel le konuşuyoruz.Adam geldi bizim masaya.

'Sen şu tittiri mahallesinde gördüğüm kız değil misin?' dedi.Evet dedim.Konuştuk falan ama bir konu ilginç geldi.Hani aslen buralı mısın falan diye sorarken evet dediğim halde 'göçmen misin dedelerin ataların falan filan diye sordu.Yani ilk konuşma için bence tuhaf ve gereksiz.Fazla konuşmadık zaten gitmesi gerekiyormuş.Numarasını verdi.Atmadım mesaj henüz.Atsam mı atmasam mı diye düşünüyorum.Yok öyle düşünmüyorum aslında atacağım tabi ki boşuna karşıma çıksın diye evrene sinyal göndermedim değil mi ? Sadece ne zaman atayım ki diye düşünüyorum.

 Neyse demek istediğim bu evren falan işe yarıyor lan.

Read More

Evde yokuz !



  Şu misafir denilen varlıklardan nefret ediyorum.Karşı komşumuz var.Gündüz arkadaşım iki bebeğini alıp geliyor.O gidiyor akşam kayınvalidesi geliyor.Nasıl sinir oluyorum.Bana kalsa kapıyı açmam hatta yeter artık bir ara evine de uğra falan derim.Ama işte annem yüzünden diyemiyorum.Annem evde yokken kapıyı açmıyorum zaten.Ben de misafirliğe gitmeyi sevmem.Evimde yalnız yalnız mutlu mesudum ben.

  Her gün geliyorlar.İşte önce arkadaşım gelip kaynanasının ona kötü davrandığından yakınıp kadını çekiştiriyor.O gidip kayınvalidesi gelince bu da gelininin dedikodusunu yapıyor.Sorun da şu; arkadaşım yemek yapmıyormuş temizlik yapmıyormuş falan.Yahu bir günde evinizde oturun biriniz yemek yapsın biriniz temizlik yapsın bize gelmeyi kesin bak sorun nasıl çözülür.

  Kız geliyor bana.Evden, çocuklardan, yemek tariflerinden, tüllerden, perdelerden, kosla veniş den, dantellerden bahsediyor.Banane ya banane.Bunlar benim hiç ilgimi çekmiyor.Ha birde benden bir yaş küçük olmasına rağmen bana abla diye hitap ediyor.Sonra konu dönüp dolaşıp benim evlenip evlenmeyeceğime dayanıyor.
'Evlenmeyi düşünmüyor musun?'
'Hayır'
'Niye'
Çünkü illuminati için.Allah ım ya.Bana neden diye mi soruyorsun?Tanıyorsun beni.Ben şimdi sana kariyer için desem inanacak mısın?İşsiz sapsız olduğumu sende biliyorsun.Sana çünkü kimse benimle evlenmek istemiyor diyemem.Sen bile evlenmişken.Gönül isterdi ki seni görünce evlilikten soğuyorum diyeyim ama yok o kadar da patavatsız değilim.Her zamanki gibi 'çok erken , öyle biri daha çıkmadı' falan filan diyorum.

  Dün yine geldiler.Arkadaşım iki çocuğunu da bana verdi.Sanki çocukları çok severmişim gibi.Biri kucağımda.Diğeri etrafı karıştırıyor.Ben de peşinden geziyorum.Takılarımı karıştırıp arap saçı yaptıktan sonra topuklu ayakkabılarımı giydi.Şeytan dedi al ayakkabıyı topuğuyla kafasına vura vura çak.Hayır yani ben de çocuk oldum ama bir misafirliğe falan gittiğimizde oturduğum yerden kımıldamazdım bile.Put gibi otururdum.Yoksa evde annem terlik manyağı yapacaktı beni bilirdim.Yani bence de annem doğru olanı yapardı.Bu çocukları görünce öyle düşünüyorum.Kız bide ikide bir şortunu indirip kukusunu bana gösteriyor.Bende indirip göstercektim az kalsın.

  İşte sonra kucağımda bebek diğer çocuğun peşinde koşarken ben bunların annesi de dedikodu yapmakla meşguldu.En sonun kucağımdaki ağlayıp üstüme ve elime avucuma kusunca iade ettim annesine.

 Sonra hemen gitsinler diye ayakkabılarına tuz koydum.Bekledim işe yaraycak mı diye.Ama ı ıh olmadı.Epey oturdular bizde.

Read More

Yanlışlıkla oldu !




  Sevgili teletubbies ler..Nasılsınız?Bu gün nedense erken kalktım.Evde dağ tepe gibi bulaşık var.Canım yıkamak istemedi.Rapunzel in de canı istemedi.Sonra evde otuzyedi ekran tv büyüklüğünde sünger gibi ama sert böyle adını bilmediğim bişey vardı iki tane.Onlarla Rapunzel le oynadık.Kaybeden bulaşıkları yıkayacak.Aldık ellerimize birbirimize vuruyoruz.Vee ben kazandımm!Rapunzel in elindekini düşürdüm.Huysuzlansa da şuan Rapunzel bulaşık yıkıyor ben ise televizyon izliyorum.Kanal 7 yi.Hani şu iyilerin kazandığı, kötülerin felç geçirdiği filmler var ya işte şuan öyle bişey var onu izliyorum.

  Dün yaptığım bir başka salaklığımı yazacağım.Evet orjinal sarışınım ve orjinal aptal.Bunu laf olsun diye söylemiyorum.Gerçekten öyle.Cenabettin bile farkında.Ne alakaysa şimdi.Neyse Cenabettin le aramız çok iyi.Artık bana 'seni seviyorum' bile diyor.Fazla dile getirmek istemiyorum çünkü nazar değeceğinden eminim.Renkli gözlü olduğumdan kendi kendime bile nazar değdiriyorum.Renkli derken öyle mavi, çakır gibi güzel bir göz hayal etme okuyucu.Yeşil gibi işte.Ama nazarım değiyor.Mesela yolda orda burda bir çocuk göreyim 'ay ne kadannn tatlııı' dediğimde çocuk pat diye düşüyor falan.Bende vicdan azabı çekiyorum.Daha bir çok örnek verebilirim ama konumuz nazar falan değil.Nasıl geldim buraya onu da anlamadım.

  Evet dün yaptığım salaklık..Dedim ki Cenabettin e şöyle erotik bir fotoğraf yollayayım.Ben salak yanlışlıkla bir erkek arkadaşıma yolladım.Çok kötü oldum intihar falan mı etsem diye düşündüm.Yolladığım adam da bir efendi sorma gitsin.Hıh dedim ya şimdi beni yanlış anlayacak Elzem e bak ona buna fotoğraf yolluyor nasıl bir kevaşeymiş diyecek.Adamın efendiliğine gelince kazık kadar otuziki yaşında herif sırf kardeşine kötü örnek olmasın diye yirmisekiz yaşındaki aynı evi paylaştığı kardeşinin yanında sigara içmiyor.Evet böyle bir örnek verebilirim.Yani fazla uzatmaya gerek yok.

  İşte ben böyle ne yapacağım ne yapacağım derken adam 'teşekkür ederim' yazmış.Ben de bilmiyormuş gibi yaptım 'neye' yazdım.O da 'fotoğraf için' yazdı.'Ne fotoğrafı' dedim.'Az önce senden bir fotoğraf geldi' dedi.'Yoo ben fotoğraf falan yollamadım' dedim falan.'Bu da ' telefonunu başkası kullandı mı ?' diye sordu.Ben de 'bi ara arkadaş sms im yok mesaj atabilir miyim diye telefonu mu almıştı ne oldu ki?' diyorum.İşte öyle böyle derken ben yollamamışım gibi yaptım.Bilmiyorum yedi mi yemedi mi.Yediyse de hevesi kursağında kalmıştır.Bilmiyorum işte öyle..

Read More

Ölmeyelim !




   Ya ben ölümden çok korkuyorum herkes gibi.İşte ölürken canımın çok acıması falan.Birde öteki taraf var.En çok gömüldüğün gün mesela.Bilmediğin bir yere gidiyorsun.Ne çeşit varlıklar var ne bekliyor.Çok korkunç.Ha ama ikinci gün yine iyi.Bazı şeylere alışırsın.Ama ilk gün yadırgarsın ya.İlahisi bile var oğlumm!Hem niye ölüyoruz ki ?Yaratıl dünyaya gel , öl , diğer tarafta ebeni gör falan.Oyun mu oynuyoruz ya.En baştan beri cennette kalsalarmış bu insanlar işte ne olurdu ki ?Hatta diyorum ki şöyle dünyadaki bütün insanlar toplansak, elele tutuşup Tanrı ya 'Ölmeyelim' diye yalvarsak?İşe yarar mı ki?Belki olur yani büyük bir enerji olur tüm insan alemi tarafından ve Tanrı da kabul edebilir.
   Ergenlik dönemindeyken sebep neydi hatırlamıyorum ama ölmeye karar vermiştim.Ama nasıl?Canım acıyacak diye korkuyorum ve bu yüzden fazla canım acımadan ölmeliydim.Küçük bir araştırma yaptım en çok silahla ölmek daha kolay gibiydi.Ama silah yok ki.Olsa da o tetiği çekecek göt yok bende.Ben de hap içerek ölmeye karar verdim.İki kutu hapı içtim ben.O günde bir yere gitmem gerekiyordu.Salak ben önce hapları içtim sonra gittim.Ya filmlerdeki gibi gece intihar edip yatağında uzansana işte.Şöyle elimde ilaç kutuları falan karizmatik bir ölüm yaşayayım diye aklıma gelmedi.İşte içtim ve yola çıktım.Allah ım dışarsı nasıl sıcak ama.Çıktıktan on dakika sonra bende bişeyler başladı.Yürüyemiyorum halim yok falan.Yolda da bir arkadaşa rastladım.Bişeyler anlatıyor ama hayır ben anlamıyorum.Sonra dedim öleceğim ben galiba gideyim de evde öleyim bari diye geri döndüm.Eve gelir gelmez kendimi lavaboya attım.ne var ne yok kustum.Geçtim yatağa..Sonrasını hatırlamıyorum.Bayılmış olabilirim.Gözümü gece yarısı evdekilerin bişeyler demesiyle açtım.Sadece midem ağrıyor diyebildim.Aslında bıktım lan hepinizden ölüyorum işte diyebilirdim ama demedim.Hastaneye götürdüler ama nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum.Acil de doktor neyin var diyor 'midem' diyorum.Adam da mideme bastırıyor daha çok kusasım geliyor yüzüne.Hiç birşey yapmadı.Bir sürü ilaç yazdı gönderdi.Yine eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum.Geldiğimizde yattım.Sonra bi ara kalktım nasıl acı çekiyorum.Lavaboya gittim yine kustum.Baktım kan geliyor dedim ölüyorum ben.Öyle acıyor ki canım Tanrı ya geçsin artık ölmeyeyim diye yalvarıyorum.Çok tuhaf ölmek istiyorsun ama canın o kadar tatlı ki ölmekten vazgeçiyorsun.Sonra lavaboda uyuyakalmışım galiba.Ertesi günde bir halsizlik falan var.
  Gece telefon geldi.Bir akrabamız trafik kazasında ölmüş.Benim ölmek istediğim gün.Çok tuhaftı ben ölmek isterken onun ölmemesi gerekirken çünkü arkasında iki küçük kız çocuğu bırakmıştı ve ölmüştü.Hala aklıma gelir ve anlayamam bu durumu.Bana ders gibi birşeydi.
  Bir hafta duyularım sikilmiş bir şekilde yaşadım.Bütün kokular bütün tatlar aynı ve iğrenç.O günden beri hap içemiyorum.Yanımda biri içse bile midem o gün ki gibi bulanıyor.Yani ölmeye karar verdiyseniz eğer sakın ilaç falan içmeyin.Öyle filmlerdeki gibi yatağında uyur gibi bir ölüm olmuyor..

Read More

Mantık hatası



  Geçer diyorlar..
  Alışırsın..
  Önce ayrılığa, sonra yalnızlığa
  Ve yokluğuna
  Oysa ben sana da alışmıştım..

Read More

Bir gün salaklığımın kurbanı olacağım



   Bugün hayatımın en salak gününü geçirdim.Yok belki de en salak değildir.Daha öncede yapmışımdır bir şeyler sonuçta salağım.
   Hani bu parakart mıdır nedir öyle bişey var ya benim unutttuğum.Hı işte o olmuş ikiyüz tl ve avukata verilmiş.Yani eve icra gelip götümdeki tangaya kadar alacaklar.Tabi ki böyle bişey olsun istemem.Gittim avukata falan işte ödedim.Yarın bişey için tekrar gelmemi söylediler.Rapunzelle gittik.Bu seferde adliye ye gitmemiz söylendi.Ama ne yapıcaz bilmiyoruz orda.Tam gidecekken asansör bekliyorduk ordan bir çocuk ben de oraya gidiyorum sizi götüreyim dedi.Tamam dedik.Tramvaya bineceğiz tam durağa yaklaşırken kafamı bi kaldırdım karşımda Cenabettin e çok benzeyen biri.O da bana baktı.Yanında biri var ama dikkat etmedim.Biz durağa geçtik hala bakıyor.Tramvayda ayakta şu sıralamadayız.Ben Rapunzel bir adam ve bize yardım edecek pembe tişörtlü çocuk dizildik.Rapunzel in yanındaki adam bakıyor gözünü kapatıp açıyor falan.Bende Rapunzel e söylüyorum herifin kaşı gözü oynuyor diye.Sonra ben bi ara pembeli çocuğu göremedim.'Lan çocuk yok göremiyorum' dedim Rapunzel e.Adam da 'arkadaş birazdan gelecek' dedi.Dedim 'hı bunlar arkadaşlarmış o yüzden adam kaş göz yapıyor heralde çocuk adliye nin başka yerine gidecek buda bize yardım edecek'diye.Ama yolculuk boyunca adam hep aynı şeyi söyledi 'arkadaş gelecek'.Daha sonra pembeli çocuğu gördüm.Adliye ye geldik.Ben kardeşim ve adam aynı kapıdan indik.Adam 'yardımcı olabilir miyim?' diye sordu.Tam evet diyecekken pembeli çocuk geldi ve adama falan bakmadan yürüdü.O zaman uyandım.Meğer adam duraktaki Cenabettin e benzeyen adamın arkadaşıymış ve tanışırız hesabıyla o da tramvaya binmiş.Ayy çok salağım ben uyanmasam herifle gideceğiz yani.Artık sonrasında bizi keserler miydi bilmem.Gerçi Rapunzel in uyanması bayağı bir zaman aldı.Adliye ye girene kadar anlattım.Tabi herifi falan bırakıp pembeli çocukla gittik.
   Bu seferde hani şu öten cihazlar var ya adını bilmiyorum.Çocukla Rapunzel geçti ben geçemedim.Her geçtiğimde ötüyor.Ne var ne yok çıkardım.Ceketimi de çıkarmamı istediler.Sabahta 'aman nasıl olsa ceketimi çıkarmayacağım' diye düşünerek içime straplez giymiştim ve sutyen askılarımı çıkarmamıştım.İşte o an kabak gibi millet gördü.Ben bi onüç kere falan geçtim.Resmen tavaf ettim cihazı sonunda girebildik.Ayy ne yakışıklı adamlar varmış orda ya.Keşke orda çalışsaydım.Neyse çocuk baktı bunlar salak ben halledeyim bunların işini dedi ve yaptı.
   Cenabettin e anlattım kızdı.'Birgün arayacağım elzem nerdesin?Diyarbakırdayım diyeceksin diye korkuyorum' dedi.

Not:Telefondan yazdığım için pek iyi anlatamadım derdimi.

Read More

Yakalandık..


   
    Sabah sabah kapının çalmasıyla uyandırıldım.Ben de her zaman ki gibi açmadım.Uykuma devam etmek istedim ama ı ıh olmadı.Müge yi izlerken Cenabettin sağolsun Ömer Çelakıl var Show da diye haber verdi.Şu an Ömerciğimi izliyorum.Tipe bak çok tatlı lan.
   Neyse ben Ömer le ilgili hayallerimi değil aklıma gelen başka bir şey yazacağım.Lisenin bilmem kaçıncı level ında mahalleden bir kızla sıkı bir samimiyet kurmuştum.Ramazan ayıydı.Bunun sevgilisi vardı.Bana da çocuğun bir arkadaşını kakalamışlardı.Biz mahalle de böyle dörtlü katılıyoruz.Bildiğin mahalle dilberi gibiyiz.Bir gün kız bana yapacağımız planı anlattı.Şimdi evdekiler teravih namazına camiye gittiklerinde bizde bu çocuklarla buluşcaz.Tamam dedim.Neyse akşam oldu bizimkiler gidince biz çıktık jojuklarla buluştuk.Kızın evlerinin yanında boş bir arsa vardı ordayız.Ama ortalık çok karanlık.Bunlar uzaklaştılar bizden.Benimkiyle kaldık.Sonra bu bi ara yaklaştı bana.Hıh öpecek!Hayır ya öpmesin diye düşünüyorum.Bu yaklaştı yaklaştı..Tam öpecekken..Bir ses duydum.Bu ne sesi ya?Olamaz bizimkilerin sesi.Hemen kızı buldum.Öpüşmelerini böldüm kıza söyledim.Ee napıcaz bizimkiler eve girmek üzereler ve biz evde yokuz!Arka bahçeden eve girmeye kara verdik ama acele etmemiz lazım ve önümüzde aşacağımız koca bir duvar var.Önce ben atlayacağım duvardan.Çünkü zayıfım küçücük bişeyim.Bir el atmalarıyla hemen hoop duvardan atladım bunların bahçesine girdim.Ama kız bir türlü atlayamıyor koca götüyle.Hem benimki hem onunki kızın götünden ittiriyorlar ama yok olmuyor.Büyük bir uğraş sonrası kız da bahçeye atladı sonunda.Hemen kapıya yöneldik ama bu seferde o osuruktan kapı açılmıyor.İşte sonra mucize gibi bişey oldu kız bir omuz attı kapıya.Kapı açıldı ama aynı anda öndeki kapıyı da kızın annesi açtı.Yani salonun bir ucunda ön kapıda annesi diğer ucunda biz.Aynı anda açtık ve bir kaç saniye annesi bize biz annesine bakakaldık.
Tabi annesi anladı.Yoksa ne işimiz var o çöplük gibi bahçede.Ben hemen hiç konuşmadan ön kapıdan bizim eve yardırdım.Şimdi bu kadın bizimkilere söyler diye de bütün suçu kızın üstüne attım.Kız buluşacaktı ben sadece gözcülük yapıyordum falan dedim.Ertesi gün öğrendim ki kız da annesine benim söylediğimin aynısını söyleyerek benim üstüme atmış.

Read More

Niye böyle oluyor Cenabettin?

 

   Eveeeett..Bugün ki konumuz Cenabettin.Ulan sıkıldık Cenabettin den resmen Cenabettin in günlüğüne dönüştürdün blog unu diyorsanız öpüyorum sizi..Valla ben de isterdim buraya biscolata çocuğu gibi biriyle entrikalı bir ilişkim olsun yazayım.Arkadaşlarla gecelere aktık içmekten kustuk gülmekten sıçtık yazayım.Ama elimdeki malzemeler bu.Cenabettin.Malzemeler değil malzeme.Hatta malzeme bile değil mal.
   İki gündür aramız çok iyi.Zaten bu bol yalnızlıklı bol depresyonlu günlerde sadece Cenabettin var bu yüzden teşekkür ediyorum.Aileme her zaman ki gibi sinir oluyorum.Küçüklüğümden beri aslında ben hastane de başka bir bebekle karışmışım ya da beni evlat edinmişler ( bu ihtimal çok düşük) de gerçek ailem bir gün çıkıp gelecek diye bekliyorum.Bak eşek kadar oldum hala bekliyorum.Şimdiki gıcıklığım ise ben eski iş yerimden onlar istemiyor işten geç çıkıyorum diye işten ayrılmıştım.Şimdi kardeşim çalışıyor ve eve gece onbir de geliyor.Neyse aile konusu beni çok geriyor.Cenabettin den bahsetmek istiyorum.Ne demiştim.İki gündür çok iyiyiz.Çünkü sevgili değiliz.Anlamıyorum sevgiliyken birbirimizi yiyoruz.Ayrıldığımız da her üç dakika da bir ' özledim' mesajları hava da uçuşuyor.Mesela sevgiliyken o
'Günaydın bebeğim' mesajı atıyor.Ben de ulan öküze bak bebeğimmiş sevgiliyiz biz bebeğim ne onu arkadaşken de söylüyor odun diye düşünerek ' günaydın' yazıyorum.Bu cevap vermiyor.Bir gün boyunca konuşmuyoruz.Sonra ben ' noldu lan yine mi terkettin beni?' diyorum.O da 'Sana kaç kere söylicem elzem?Bana sadece günaydın deme.Ben ne güzel günaydın bebeğim yazıyorum diyor.Ve biz burdan bi başlıyoruz kavga ediyoruz.Günlerce yazmıyoruz ve ayrılıyoruz.Ama ayrıldığımız da
'Ne yapıyorsun bebeğim?'
'İyi nutellam sen ne yapıyorsun'
'İyi ben de böceğim özledim seni'
'Ben de' diye başlayıp böyle güzel ve özlü sözlerle sms lerimizin ağzına sıçıyoruz.(not:iyi ki whatsapp var).Sonra birbirimizi kıskandırmaya çalışıyoruz ve kıskanıyoruz.O 'hatırlıyor musun son sevişmemizi?' diyor ben 'hı' diyorum.
İşte iki gündür her dakika mesajlaşıyoruz ve hiç olmadığımız kadar yakınız.Adam bana ' ilk tavafım son secdem ' diyecek ve ben onu yemeyeceğim?Gerçi o sırada kim en güzel söz söyler yarışı gibi bir şey yapıyorduk ama olsun.Ulan bunları birlikteyken de yapsak ne olurdu?Birlikte ona blog açtık.Bana 'al bu adresim ve şifrem blog umu düzenle' diyen insan birlikteyken facebook duvarını bana kapatan biri.Aslında hala kapatıyor.Neyse dün gece düşündüm de biz onunla çok iyi yakın arkadaş olurmuşuz.Yakınlığımızın derecesi bu çünkü.Mesafe yok aramızda.Sevgimiz de öyle mesela ne o ne de ben duygusal ilişkiye yetecek derece birbirimizi sevmiyoruz artık.Aslında çok seviyoruz bu da yakınlığımız dan tanıdık olmamızdan insan olmamızdan.Ona da söyledim 'çok iyi arkadaş olurmuşuz' diye.O da 'hayır biz sevgili olmalıyız' dedi.İki gündür acayip bir şekilde sevgi doluyum ona karşı.Bilmiyorum..O benim ütülürken elimdeki royal flush um gibi sanki.Abartma Elzem ondan olsa olsa pair olur..

Not: İki gün sonra Cenabettin den nefret ediyorum diye bir yazı bile yazabilirim.

Read More

İşte böyle..



    Lan Esra Erol Eskişehir e geliyormuş.Şeytan diyor geleceği yere bomba koy.Of şimdi böyle dedim diye çok korktum şuan.Şaka yapıyorum tabi ki.Şimdi biri bomba falan koyar sonra bak bu kız yazmıştı kesin bu yapmıştır diye benden bilirler.Yok yapmayacağım öyle bişey.Zaten bombayı nerden bulacağım.
   Günlerdir mutsuz olduğumdan mıdır nedir bişey yazamıyorum.Aslında böyle ağlak şeyler yazasım geliyor bu da bana çok sıkıcı geliyor.Zaten ne yazacağım ki ?Bir faaliyet yok.Bir ara bana esmişlerdi dedim ki lan hayatımdaki bir çok kişiyi çıkaracağım.Hah çıkardım ve şuan çük gibi kaldım.Allah tan ne kadar öküz olsa da Cenabettin var.O da her gün aynı şeyi söylüyor.'Öpüşelim mi ?' 'Sevişelim mi?'Sevişmicem abi ya.Bir kaç arkadaş daha var ama hepsi çalıştığı için görüşemiyoruz.Ve şu anda mutsuzluğumun nedenini buldum.İşsizlik.Evet çağımızın en büyük sorunu sendromu falan filan işsizlik.En iyisi okuyayım da adam olayım dimi?Okumakla adam olmanın ne alakası var tartışılır.
    Dün gece rüyamda Cenabettin i gördüm.İzmir e gitmişim.Aslında nasıl gördüğümün bir önemi yok.Çünkü ben sevgilimi eski sevgililerimi kısacası duygusal bağım olan şahısları rüyamda görmem.Hiç görmedim bugüne kadar.Ama Cenabettin i bir kaç kere gördüm.Acaba ne olcak lan? düşüncesi içerisindeyim.Şimdi bi şey olmıcak açıkta kalan yerlerinin bilinçaltı falan deme sakın.Çünkü benim rüyalarım çıkıyor.Özellikle ölüm olacaksa.Bazen rüya görmekten korkuyorum.Bir de hani boş yaşayan insanlar rüya görmez derler ya kesinlikle öyle değil.Ben gayet boş yaşıyorum ama gözümü kapadığım an rüya görüyorum.Rüya görmediğim tek gece yok.
   Ben var ya çok fenayım ha.Şimdi durmadan arayan mesaj atan seviyorum geberiyorum diyen eski sevgilimden iki haftadır ses soluk yok.Niye yazmıyor artık ne oldu diye düşünerek ben yazdım ama bu yazmadı.Sonra işte ben mala bağladım.Kesin birini buldu abi kesin düşüncesi beni çok sinirlendirdi.Hayır bulsa ne olcak ayrılmışım sevmiyorum.Ama yok beni unutamasın istiyorum.Kimseyle olmasın istiyorum.Olduu canımm!Neyse bu yine yazmıyor falan.Ben de 'oysa seni özlediğimi farketmiştim ama gerek yokmuş gibi' şeyler yazdım.Bu da cevap verdi.Birini falan bulmamış.Çok rahatladım.Of çok götsün Elzem..

Read More

Uzaylı


    Pek muhterem okuyucular..Ben depresyondan çıktım!Aslında çıkmadım.Evrene mutluluk sinyalleri gönderiyorum belki her şey yoluna girer diyerekten.Şuan mahsuscuktan çok mutluymuşum gibi hissediyorum ve öyle davranıyorum mesela deli dürtmüş gibi içimden aman Tanrım öyle mesudum ki diyorum.Umarım işe yarar.
   Yolda bir kız arkadaşımın yanında bir kaç kere gördüğüm bir çocuk vardı.Sarışın erkek beğenmeme rağmen çocuk çok yakışıklı.Böyle Kıvanç Tatlıtuğ un beş üst modeli falan.Mavi gözlü biri.Bence biscolata reklamında oynamalı.Aklınıza hoşlandığım falan gelmesin.Çünkü lan bu kadar yakışıklı biri bana niye baksın ki diye hiç kötü gözle bakmadım çocuğa.İşte geçen yine karşılaştık ve kız arkadaşım çocuğun benimle görüşmek istediğini söyledi.Çok heyecanlandım nan.Böyle geceden süslendim püslendim.Dün de sevgili topuklu ayakkabılarımla tık tık çocuğun yanına gittim.Adalarda bir yere gittik.Başta sessiz sessiz oturuyoruz.Burclar falan soruldu.Konu ilişkilere gelince biz başladık eskileri anlatmaya.Ve bu saçmaydı.Sonra bu:
'İnanıyor musun elzem?' diyerek konu bu sefer Tanrı ya geldi.Neden inandığımı falan sordu.Bende anlattım
'Tesadüflere inanmıyorum ama 'din' adı  altında bir kalıba girmiyorum' gibi şeyler söyledim
'Ben inanmıyorum Tanrı nın olduğunu' dedi.
Bu konu hakkında bayağı bir konuştuk.Sonra şöyle bir soru sordu
'Peki uzaylılara inanıyor musun?'
'Hayır'
'Neden?'
'Olsalardı haberimiz olurdu diye düşünüyorum'
'Ben olduklarına inanıyorum'
'Çok saçma'
'Peki nazca çizgileri?'
'Yani uzaylıların çizdiğine inanıyorsun?'
'Evet inanıyorum.Düşünsene çok eski ve o zamanki onların teknolojisini'
'Madem çok gelişmişler bizimle niye iletişeme geçmiyorlar?'
'Bi bildikleri vardır heralde'
İşte sonra ben içimden ay sus sus allasen ne saçmalıyorsun diye içimden geçirerek bu salakla daha fazla oturmak istemedim.Ama bu anlatıp durdu daha bir çok saçma salak şeyler ben artık dinlemedim.
Sonra bu salak ayı üç tost yedikten sonra kalktık.Ben de diyordum lan bu yakışıklı niye benimle görüşmek istesin ki diye meğer salakmış.Ya tamam Tanrı ya inanmamana bişey demiyorum ama onun yerine uzaylılara inanman asdfghhk

Read More

Tavuk



   Aslında bu yazının başlığını 'elzem otobüste' yapmayı düşünmüştüm ama baktım benim başlıklar ilkokul hikaye serisi gibi olacak 'Elzem okulda' 'Elzem banyoda' 'Elzem tuvalette' falan.
   Her nerede olursam olayım benim iki gramlık beynim hayaller dünyasında muhakkak bir yolculuğa çıkar.Yolculuk demişken mesela yolculuk sırasında da hayallere dalarım.Özellikle şehirler arası yolculuklarımda.Başka kimler bu şekilde hayal kuruyor bilmem ama ben genelde otobüste şöyle hayal kuruyorum.Şimdi otobüs bozuluyor ve dağ başında mahsur kalıyoruz.Kimse de bize ulaşamıyor günlerce belki haftalarca belki de sonsuza kadar.Hatta bu sayede yeni bir ırk yeni bir kavim bile türeyebilir.İşte yolcular arasından en yakışıklısıyla en esmeriyle bol entrikalı bir aşk yaşıyorum.Acaba kimin yanında ne kadar erzak var?Ne yiyeceğiz?Kimin ne kadar parası var?Yok parayı napıcaz abi dağ başında?Sonra telefonumun şarjı biterse diye düşünüyorum.O an sevgilim varsa meraktan ölsün istiyorum.Ki bu Cenabettin olursa yokluğumun farkına bile varmaz.Acaba tuvalet olayını nasıl yapıcaz falan diye düşünüyorum.
  Dün otobüse bindim.Allah tan tenhaydı oturacak yer buldum.Bu yaşlılara yer verme konusuna gelince ben en kuytu köşeye bir yere cam kenarına oturuyorum ki şimdi yaşlı biri gelse nasıl kalkayım abi yanımdaki ayaktakiler falan o kalabalıkta dimi?Öyle uyuma numarası falan yapmıyorum zaten bazen de sağolsun vicdanım kalk lan yer ver diyor.Bence yaşlılar için ayrı bir taşıma aracı falan gerek.Neyse işte ben bindim cam kenarına yanımda kardeşim.Sonra kalabalık olmaya başladı.Arkamda dip boyası yarım metre olan ve beyazları gözüken ön dişleri çürük  kırklı yaşlarında pek de edepli olmayan bir kadın telefonla konuşuyor.Edepli derken neyi kastettim lan ben işte bildiğin kevaşe gibi..
'Demek Serpil benim hakkımda öyle dedi'
'Hı hı senin hakkında da neler söyledi ama ben söylemiyorum'
'O zaten beni kıskanıyor Mahmut aradı beni gece yarısı defalarca Serpil i değil seni beğeniyorum dedi'
'Tabi tabi'
Sonra kardeşim bir adama yer verdi.Adam oturdu yanıma elinde poşet.Kaldırdı bana gösteriyor
'Tavuk.Tavuk aldım'
Bu sıra da sağa sola arkama bakıyorum.Önüme döndüm.Arkamdan biri dürtükledi.Döndüm
Kadının yanındaki adam
'Rahatsız mı oldunuz burnumu çekmemden?'
'Hayır size bakmadım'
'Ben de sinüzit var da'
Döndüm önüme yanımda adam hala poşeti gösteriyor
'Tavuk aldım'
Tebessümle karşılık verdim
'Bizim köyde iki lira daha pahalı buraya geldim ucuza aldım'
İyi de amca o kadar da yol parası verdin diyecektim de sohbet etmek istemediğimden yine sırıtarak karşılık verdim
'Bizim kasap Ali çok pahalıya satıyo buraya geldim ucuza aldım tavuk'
'Burda yiğenim va öğretmen'
Tepemizdeki adam da gülmeye başladı.
'Yalnız Ahmet duyarsa kötü olur bence Serpil de Ahmet ten hoşlanıyor Mahmut la geçen gece de konuştuk eve geldi ben hiç demiyorum'
'Tavuk yicez bu akşam alayım dedim geldim'
'Ahmet le aramız iyi ama Mahmut sürekli arıyor beni işte ama Serpil benim arkamdan niye iş çeviriyor'
Arkamdaki yine dürtükledi
'Rahatsız oluyorsanız söyleyin'
'Hayır'
'Benim hanım tavuk seviyo burda ucuza aldım'
'Serpil en yakın arkadaşımken arkamdan konuşuyor demek ki'
'Hı hı evet evet yakında ayrılırlar Mahmut la biz her gece konuşuyoruz zaten onunla'
'Hem yiğenimi görem hem de tavuk alam dedim'
'Serpil le yüzleşelim arkamdan konuşmasın bi daha ne sanıyor kendini beni Mahmut tan kıskanıyor'
  Döndüm camdan bakıyorum.Yine hayale daldım.Yine mahsur kalıyoruz.Acaba en yakışıklı kim?Ama arkadaki kadın bütün erkekleri yer.Acaba ne yicez?Amcanın tavuğu var.Tavuk yeriz.





Read More

İlk görüşte aşka inanmam



   Hayatım bu kadar saçmalamaya başlamışken bende de bir zeka geriliği baş gösterdi sanırım.On beş yaşıma lise halime döndüğümü farkettim.Nasıl farkettim?
Şimdi şöyle cadaloz anneannemelere kalmaya gittim.İki gündür bütün anne tarafı beraberiz.Böyle aramızda kim daha iyi laf sokma yarışındayız her zamanki gibi.Ya düşünüyorum dünyadaki en saçma en gereksiz en gudubet en faşist en ebesinin amı benim ailem galiba.Anlatılacak gibi değil.O yüzden bende kimseye anlatmam zaten aile sorunlarımı falan.Çünkü çok komik şeylerden nasıl büyük kavga çıkıyor anlamış değilim.Güler misin ağlar mısın hesabı.
Yahu konumuz ailem değil ki şimdi ne diyorum ben.İşte gittim.Günlerdir yemek yapıyorum temizlik yapıyorum.Sonra akşama doğru kapının önünde çekirdek çitliyoruz hayatıma renk gelsin diye.Bir gün anneannem ve dedemle arka sokaktaki akrabamıza gittik.Öf hayata bak amısına koyım.Arkadaşlar beraber göt gezdirirken ben yaşlı ziyaretine gidiyorum.Niye böyle oldum lan ben?İçim geçmiş resmen.Neyse ya konudan konuya atlıyorum.Dönüşte tam bizim sokağa dönüyorduk ki köşedeki komşular kapının önündeler.Bizimkiler bunlarla konuşmaya başladı.Bir adam var o da sürekli bana bakıyor.Ben de 'sen kim oluyorsun da bana bakıyorsun gerizekalı' havasıyla başımı çeviriyorum ağızımı burnumu bi şekillere sokuyorum.Kendi evimize gidene kadar bu baktı.
Ondan sonracığıma ertesi gün ben gitmeye karar verdim.Kuzenim beni yolcu edecek.Otobüs bekliyoruz.Bu da kal kal diye ısrar ediyor.Benimde hiç kalasım yok.Ama ne oldu anlamadım tamam dedim ya kalayım iki gün sonra dönerim.O iki günde geçti.Gidecem bu sefer yine otobüs bekliyoruz.Kardeşim var yanımda.Kardeşimle konuşurken başımı sağa bi çevirdim.O adamı gördüm.Yine bakıyor yanında biri var.Yanımızdan geçtiler.Kardeşim ' abla bak bunlar sivil polismiş dedem tanıyor o söyledi' dedi.Sonra ekledi 'Ama çok yakışıklı yeaa' diye.Lan bu yakışıklı deyince çocuğa karşı bir sempati bir beğenme oluştu bende .Zaten anlamıyorum ben kardeşim biri hakkında bişey desin benim fikirlerim değişiyor.Mesela Cenabettin le ayrılığa o kadar hazırım ve istiyorum kardeşime söylediğimde 'Saçmalama ' dediğinde vazgeçiyorum.Lan konu yine Cenabettin e geldi.Madem geldi onunla ilgili bişey anlatayım içimde kalmasın.Bu gün 'nasılsın falan diye mesajlaşıyoruz bununla.Bu 'Böbreğim ağrıyor'Yazdı.Bende ' :(' diye cevap verdim.Bu çükü düşesice de 'Aynen:( Bazı kızlar sortlarını götüne kadar kısa giyiyor çok saçma' yazdı.Oha ya oha ben ne kadar sevmesen de eski sevgilinim öküz.'bak işte ne güzel' dedim.Bu da ' bakmasına bakıyoruz' yazdı.
Öf her neyse ne diyordum.Hıh liseli kızlar gibi bu çocuktan hoşlandım o an.Bu da gitmedi karşıma geçti otobüs gelip ben gidene kadar baktı.Bakıştık yani.El salladı sonra
Hı şimdi ben bu saçma hikayeyi niye anlattım?Hiiçç öylesine.Hiç bir amaç yok.Zaten amacım olsaydı bütün gün kadın programı izleyip vakit öldürmezdim dimi?Ne bileyim bak sınava gircem sınava falan çalışırdım.O da olmadı arkadaşlarla alışveriş dedikodu falan yapardım.O da olmadı bi çılgınlık yapıp bakkala bile gidebilirim.
Ama illa bu saçma konu için bir serim düğüm çözüm neyim arıyorsan şöyle diyebilirim ki bu herifle aramızda bir aşk oluşsun isterim.Bu yüzden ilk fırsatta anneannemlere gidecem.Bir de bu sayede kadere inanabilirim.Baksana ben gitmeye karar vermiştim gitmedim.Meğer çocuk ile aramızda bir elektrik olacakmış.Bu arada bu elektrik lafını da esra erol u izlediğime bağlayabilirim.Öf herşeyi bişeye bağlamak zorunda mıyım ya?İşte kadere inanıp imana gelirim.Bu adamla güzel bir ilişkim olur.Evleniriz kızımız olur kızımızın ismini elzem koyarız.Yok artık ebesinin amı adamı bir kere gördüm hemen evlilik hayalleri falan.Neyse ben konuyu bir yere bağlamayayım siz 'elzem kafayı yemiş' e bağlayın..

Read More

İlk öpücük



    Bugüne kadar kaç kere günlük tuttum kaç kere günlük tutmaya çalıştım sayısını bilmiyorum.Zaten tuttuğum günlük bana özel kalmıyordu.Ya lisedeki en yakın arkadaşıma okutuyordum ya da teyzem bulup bütün sülaleme okutuyordu.En tuhaf yanıda teyzem bununla kalmayıp hala bulduğu günlüklerimi saklıyor.Çok kutsal birşeymiş gibi..Bir gün odasının duvarında asılı olan Kuran yerine benim günlüğümü asılmış olarak bulursam hiç şaşırmıcam.Şimdi bu blog sayesinde yeni bir günlüğe başladım.
İlkokulda öğretmenimizin günlük tutun çocuklar demesiyle başladı herşey.Oha lan nasıl bir cümle oldu.Sonunda öğretmenle bir aşk yaşadık falan diye bağlayasım geldi.Neyse işte o zamanlar çük kadar boyumuzla ne yazıcaz ki.Yani benim günlüklerim şöyleydi.
 'Sevgili günlük.Bugün kalktım.tuvalete gittim.Elimi yüzümü yıkadım.Giyindim okula gittim.Matematikten beş aldım.Eve geldim.Oyun oynadım.Oyunda berkecan mızıkçılık yaptı ve bu beni çok üzdü.'
 Ertesi gün de aynı şeyler olurdu ve hep aynı şeyler yazılırdı.Bir hafta sonra zaten unutulur yazılmazdı.Bir kaç ay sonra yeni bir deftere yeni bir hevesle yeni bir günlüğe başlanıp yine kısır döngüye dönerdi.
Orta okula gidiyorum.Sınıftan sümüklü donu düşük bir çocuk var.Bu çocuk beni severdi.Bende istemezdim.Kim ister ki sümüklü donu düşük bir çocuğu.Ama o zamanlar ilan ı aşk diye bir şeyde yoktu.Bu çocukta beni döverek sevgisini itiraf etmiş olurdu.Hele bir gün artık nasıl dövdüyse ağlayarak eve yardırmıştım.
Ben de bu dönem yeni bir günlük tutmaya heveslenmiştim.Yılbaşına az bir süre kalmıştı ve bende yılbaşından itibaren hayatıma yeni bir sayfa açıp bunu da sevgili günlüğüme geçirmeye karar verdim.Hayatıma yeni bir sayfa açmak derken oniki yaşında neyin sayfasını açacaksam artık.
İşte biz de yılbaşını bir akraba da kutlayacaktık.Sabahtan onların evine gittik hazırlık yapıcaz geceye.Beni de durmadan bakkala gönderip duruyorlar.Yine bir bakkal dönüşünde tam köşede ağacın altında bu çocuğa rastladım.
'Elzem napıyon'
'İyi sen'
'Sana çok önemli bişii dicemm'
'De'
'Kulağına söylicemm ama çünkü çok önemli çünkü senin hakkında çok kötü bişii söylediler'
Bende acaba kim ne dedi diye merak ettim ve nedense korktum.Çünkü çok önemliymiş baksana
'Tamam de '
Bu yaklaştı kulağıma
'Iğğğğ ben seni seviyom' dedi ve yanağımdan şap diye öperek sümüklerini yanağımda bıraktı.Ve ışık hızıyla kaçtı.
Allah ım o an yer yarılaydı da içine gireydim.Kendimi bekaretimi kaybetmiş gibi hissettim.Ölmeliydim o an.Allah ım ne yapacaktım bundan sonra?Nasıl yaşardım?Abartmıyorum gerçekten böyle hissetmiştim.Böyle yılbaşını zehir etmişti çocuk.
Ertesi gün açtım defteri günlük yazıcam.Ama bu olayı yazmamalıydım.Unutmalıydım bunu.Ve bende öyle yaptım.Yazmadım ve unutmaya çalıştım.Aferin bana başarmışım.Unutmuştum o ilk öpücüğü.Yakın bir zaman da aklıma geldi.Şaşırdım ve tebessüm ettim.Yanağımdan öptü diye o günü hafızamdan silmiştim ama şimdi bakıyorum da kendime peehhh.....

Read More

İçimde bir his var...



    İçimde bir şey var.'Ne olcak lan bok var' diye iğrenç bir espri yapasım geldi.Neyse ben yapmamış olayım siz de okumamış olun.Sanki çok okuyanım varmış gibi.
Yalnızlıktan kafayı yiyor olabilirim.Çünkü içimde tanımlayamağım öyle bir his var ki..Depresyonda mıyım neyim.Çok siktiri boktan hayatım var. Bütün gün aynı koltukta televizyon karşısında o yarışma benim bu yarışma senin vakit öldürüyorum.Sonra sıkılıyorum sevdiğim bir kaç blog var onları okuyorum.Koltuk götümün şeklini aldı artık.Götümde ise kan dolaşımı olmadığından yakında yara bile çıkabilir.Çok yalnız hissediyorum kendimi ki zaten yalnızım.Sanırım bu yüzdendir ki Cenabettin e sarıyorum.Dikkat ettim mesela bir konu hakkında yazıcam araya Cenabettin i de sokuyorum.Belki de tek iletişimim Cenabettin le olduğu içindir.
Saçma sapan şeyler düşünüyorum.Geçen gece eski sevgilim aklıma geldi.'Nasılsın' diye mesaj attım.Cevap yazmadı yazması gerekirken.Bir kaç saat geçti yatıyorum bu yine aklıma geldi.Özlediğimi farkettim.'Seni özledim' yazdım.Yine cevap gelmedi.Bende 'Sen yine de yazayım deme.Şimdi sen yazarsın sonra ben yazarım sonra sen sonra ben..' yazdım.Yine yazmadı ve iyiki de yazmadı.Cevap verseydi eğer ya o an ki duygumla onu kandırmış olacaktım ve ertesi gün aklıma bile gelmeyecekti.Ya da yine o anki duygumla ona karşı bişeyler hissedecektim ve yine çok üzülecektim.Çünkü kimse için bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum.
Bir gün yalnızlıktan çürüyüp gidicem.Bu kırmızı koltukta ölcem.Ölürsem evdekiler de farketmez.Çok uyuduğum için yine uyuyorum diye düşünürler.Artık bir hafta sonra cesedim kokmaya başladığında farkedilirim.

Bu arada blogumu tek okuyan izleyicim olan sevgili helene in şu an itibariyle doğum günü :) Burdan doğum gününü kutluyor nice mutlu yıllar diliyorum..






Read More

Benim kıskançlığım sizin kıskançlığınızı döver


  Sevgili Elzem in kafasını yaşamak isteyenler derneği üyeleri ve konuk misafirler..Nasılsınız iyi misiniz?Beni soracak olursanız ben ishalim.Üstüne reglim.Ve bugün itibariyle çenemde nur topu gibi bir sivilcem var.Hatta birazdan aynanın karşısına geçip iki parmağımın arasında pörtleterek aynaya fışkırtmayı düşünüyorum.
Dün gece yedi ay önce kaybettiğim teyzemi rüyamda gördüm.Böyle bütün sülale var.Yer sofrasında yemek yiyoruz.Teyzem tam karşımda.Ama meğer o teyzem değilmiş.Eniştem evlenmiş.Ama aynı teyzem yani sesi davranışları falan.Bende içimden diyorum 'ulan adam hemen evlenmiş kudurmuş heralde boşuna beni taciz etmedi' falan diye.Sonra kadına diyorum 'ya sen aynı teyzemsin'.Kadın tebessüm ediyor.Sonra yanımdaki beni dürtüklüyor.Öyle denir mi kadının gücüne gider gibilerinden.Sonra ortam birden mevlüt alanına dönüşüyor.Ben de çişimi yapmak için tuvalet arıyorum.Ve uyandım zaten sonra.Tabi hemen telefonuma sarıldım.Cenabettin mesaj atmış.'Günaydın.Bugün aöf sınavına sende girecek misin?'diye.höh oha hatta çüş ve buna benzer diğer sözcük öbeklerini sıraladım içimden.Ne aöf si ?Ben aöf mi okuyorum?Yani okuyordum ama bıraktım.Ve bunca zamandır sevgili eski sevgilim bunu bilmiyor.Oysa söylemiştim.Artık hayatında ne kadar değer veriyorsa bana unutmuş.Belki de unutmadı zaten beni dinlememişti.'Günaydın.hayır'Diye cevap yazdım.O da 'Ben bu gün sınavda görevliyim oraya gidiyorum' yazdı.Ben de'Hmm kolay gelsin' diye cevap verdim.Sonra kalktım saçımı yıkadım.
Sonra poker oynamayı düşündüm.Son zamanlar fena taktım pokere.Hatta telefonuma üj tane poker oyunu indirdim.Tabi yine Cenabettin e göre çok saçma bu.Kendisi ev yapma oyunları oynuyor halbu ki.Neyse ya Cenabettin nerden çıktı şimdi.Ben başka bir anektod anlatacaktım.İşte ben böyle günlerdir elin gavurlarıyla poker oynuyorum falan.Bir tane türk görmedim oyunda henüz.Yok bir tane gördüm ama o da 'Selam elzem xxxx@hotmail.com' yazdı.Valla özgüveni çok yüksek erkekler var memleketimde.Adam o kadar emin ki ekleyeceğimden direkt mailini verdi.Neyse iki üç gün önce yine oynuyorum.Biri geldi 'selam elzem' yazdı.Nedense sevindim.Sanki yurtdışında yaşıyormuşum da bir türk görmüşüm gibi hissettim.Sonra konuşuyoruz bununla.Çocuk azerbaycanlıymış.Profilindeki fotoğraf çenesi ve dizleri arasındaki bölge sadece.Bayağı bir muhabbet ettik biz bununla.Sohbetin sonunda bu facebook dan ekle beni dedi.Ne ekleyeceğim tanımadığım insanları ya.Yok lan niye yalan söyleyeyim tanımadığım bir kaç insanı ekledim.Nolcak ki abi yiyecek mi facebook umu.Zaten girdiğimde yok.Yalnız ben böyle girmiyorum falan diyorum ama daha önceki yazılarımın bir kaçı facebook daki insanlarla ilgili.Artık nasıl bir çelişki yaşıyorsam.Ama eklemedim bu çocuğu.Sonra bir kaç kere daha aynı masada oynadık ve yine sohbet ettik.Oyun esnasında bir kız geldi.Çocuk azerice bişeyler diyor bana.Bu kız da azeriymiş.Üstüne alınıyor her lafı.'Men mi men mi' diyor.Sen değil men dedim.Çocukta sana bişey diyen yok dedi.Ama kız hala atlıyor çocuğun her lafına.İşte o zaman içime gereksiz bir kıskançlık girdi.Evet çok saçma tanımadığım birini neden kıskanıyorum abi.Tabi aynı ülkede olmalarının etkiside var.Bide acayip derece kıskanç biriyimdir.Bir kaç eski sevgilim bilir.Bir kaç diyorum çünkü kıskandığımı asla belli etmem asla söylemem.Karşımdaki havalanacak diye mi belli etmem?Hayır.Gururumdan mı?Hayır.Şu yüzden ki ben bir kere söyleyeyim kıskandığımı ondan sonra eşeğin kulağına su kaçırıyorum.Sevgilimin erkek arkadaşlarından oturduğu klozetten götünü sildiği tuvalet kağıdından bile kıskanmaya başlıyorum ve ona da söyleyip bunaltıyorum..Sonra adam dayanamayıp kaçıyor benden.Bende nerde hata yaptım diye düşünüp ayrılık acısı yaşıyorum.Neyse ne diyordum.Kız her lafa atlayadursun bende kıza inat çocuğu 'ya benim çıkmam lazım facebook dan devam edelim' dedim ve çıktım.Face dende ekledim.Profil fotoğrafı çok tatlı.Ayrıca esmer :) Diğer fotoğraflarına bakınca çouğun değeri gözümde 'eh idare eder' e dönüştü.Salak mıyım neyim ben ya.Banane elin çocuğunun tipinden.Face den ekledik diye evlenecek değiliz ya.İşte konuştuk bununla.Dünde konuştuk.Bana' hoşuma gelirsin' dedi.Höh dedim.Hangi ara hoşuna gittim senin.Daha ekleşeli yirmidört saat olmuş.Bir yirmidört saat daha devam edersek evlilik kararı da alırız biz seninle diye düşünürken.Bu daha da abartıp beni oraya davet etti.Ben olmaz deyince ben geleyim dedi.İyi gel dedim.Bu da iki haftaya ordayım ozaman dedi.Baktım boku çıktı cevap falan vermedim.Konuşmuyorum artık.Yani böyle giderse evlenip azerbaycan a yerleşebilirim bir ay içinde.Sizi de düğünüme çağırırım.Altın neyim takarsınız.Sonra kızımız olursa ismini pokerdeki kızın ismini koyarız.Hatta kimbilir  belki gökten üç elma falan da düşer..

Not: Şuraya bakıp beni destekledin mi canım?

Read More