7 Mayıs 2013 Salı

Tavuk



   Aslında bu yazının başlığını 'elzem otobüste' yapmayı düşünmüştüm ama baktım benim başlıklar ilkokul hikaye serisi gibi olacak 'Elzem okulda' 'Elzem banyoda' 'Elzem tuvalette' falan.
   Her nerede olursam olayım benim iki gramlık beynim hayaller dünyasında muhakkak bir yolculuğa çıkar.Yolculuk demişken mesela yolculuk sırasında da hayallere dalarım.Özellikle şehirler arası yolculuklarımda.Başka kimler bu şekilde hayal kuruyor bilmem ama ben genelde otobüste şöyle hayal kuruyorum.Şimdi otobüs bozuluyor ve dağ başında mahsur kalıyoruz.Kimse de bize ulaşamıyor günlerce belki haftalarca belki de sonsuza kadar.Hatta bu sayede yeni bir ırk yeni bir kavim bile türeyebilir.İşte yolcular arasından en yakışıklısıyla en esmeriyle bol entrikalı bir aşk yaşıyorum.Acaba kimin yanında ne kadar erzak var?Ne yiyeceğiz?Kimin ne kadar parası var?Yok parayı napıcaz abi dağ başında?Sonra telefonumun şarjı biterse diye düşünüyorum.O an sevgilim varsa meraktan ölsün istiyorum.Ki bu Cenabettin olursa yokluğumun farkına bile varmaz.Acaba tuvalet olayını nasıl yapıcaz falan diye düşünüyorum.
  Dün otobüse bindim.Allah tan tenhaydı oturacak yer buldum.Bu yaşlılara yer verme konusuna gelince ben en kuytu köşeye bir yere cam kenarına oturuyorum ki şimdi yaşlı biri gelse nasıl kalkayım abi yanımdaki ayaktakiler falan o kalabalıkta dimi?Öyle uyuma numarası falan yapmıyorum zaten bazen de sağolsun vicdanım kalk lan yer ver diyor.Bence yaşlılar için ayrı bir taşıma aracı falan gerek.Neyse işte ben bindim cam kenarına yanımda kardeşim.Sonra kalabalık olmaya başladı.Arkamda dip boyası yarım metre olan ve beyazları gözüken ön dişleri çürük  kırklı yaşlarında pek de edepli olmayan bir kadın telefonla konuşuyor.Edepli derken neyi kastettim lan ben işte bildiğin kevaşe gibi..
'Demek Serpil benim hakkımda öyle dedi'
'Hı hı senin hakkında da neler söyledi ama ben söylemiyorum'
'O zaten beni kıskanıyor Mahmut aradı beni gece yarısı defalarca Serpil i değil seni beğeniyorum dedi'
'Tabi tabi'
Sonra kardeşim bir adama yer verdi.Adam oturdu yanıma elinde poşet.Kaldırdı bana gösteriyor
'Tavuk.Tavuk aldım'
Bu sıra da sağa sola arkama bakıyorum.Önüme döndüm.Arkamdan biri dürtükledi.Döndüm
Kadının yanındaki adam
'Rahatsız mı oldunuz burnumu çekmemden?'
'Hayır size bakmadım'
'Ben de sinüzit var da'
Döndüm önüme yanımda adam hala poşeti gösteriyor
'Tavuk aldım'
Tebessümle karşılık verdim
'Bizim köyde iki lira daha pahalı buraya geldim ucuza aldım'
İyi de amca o kadar da yol parası verdin diyecektim de sohbet etmek istemediğimden yine sırıtarak karşılık verdim
'Bizim kasap Ali çok pahalıya satıyo buraya geldim ucuza aldım tavuk'
'Burda yiğenim va öğretmen'
Tepemizdeki adam da gülmeye başladı.
'Yalnız Ahmet duyarsa kötü olur bence Serpil de Ahmet ten hoşlanıyor Mahmut la geçen gece de konuştuk eve geldi ben hiç demiyorum'
'Tavuk yicez bu akşam alayım dedim geldim'
'Ahmet le aramız iyi ama Mahmut sürekli arıyor beni işte ama Serpil benim arkamdan niye iş çeviriyor'
Arkamdaki yine dürtükledi
'Rahatsız oluyorsanız söyleyin'
'Hayır'
'Benim hanım tavuk seviyo burda ucuza aldım'
'Serpil en yakın arkadaşımken arkamdan konuşuyor demek ki'
'Hı hı evet evet yakında ayrılırlar Mahmut la biz her gece konuşuyoruz zaten onunla'
'Hem yiğenimi görem hem de tavuk alam dedim'
'Serpil le yüzleşelim arkamdan konuşmasın bi daha ne sanıyor kendini beni Mahmut tan kıskanıyor'
  Döndüm camdan bakıyorum.Yine hayale daldım.Yine mahsur kalıyoruz.Acaba en yakışıklı kim?Ama arkadaki kadın bütün erkekleri yer.Acaba ne yicez?Amcanın tavuğu var.Tavuk yeriz.





5 yorum:

Bengu K. dedi ki...

O amcada kendimi buldum, ben de bazen "loop"a alıyorum kendimi...
kaç liraymış o saat?
yeni mi aldın, kaça aldın? (bir süre sonra)
saat çok güzelmiş, yeni mi, kaça aldın? (buralarda bir yerde azar yiyorum)
saat kaç lira demiştin? (daha edepli soruyorum, sanki sadece rakamı öğrenmeye çalışıyorum)
yaşlılığım çekilmez benim de, bana da yer verirler inşallah, yoksa:
boş mu yavrum burası?
yer vericek misin yavrum?
yavrum kalkacak mıydın, inecek miydin, bana yer mi verecektin?
ölür giderim otobüslerde mazallah :)

7 Mayıs 2013 17:51
Elzem dedi ki...

Boşuna ayrı taşıt istemiyoruz :p

7 Mayıs 2013 20:09
Nisan dedi ki...

Merhaba :)

Gülümseyerek okudum, hele amcanın tavuk muhabbetine bayıldım :)
Ne kadar da mutlu olmuş adam, yazık :)
Serpil, Mahmut, Ayşe üçgeni nefes kesici!
Keşke devamı da olaydı, ayakta gidilse bile dinlenirmiş valla:)

8 Mayıs 2013 12:37
Elzem dedi ki...

Aynen ben de devamını merak etmedim değil.İnsanları izlemek çok güzel bir şey :)

8 Mayıs 2013 13:14
Helene dedi ki...

Hahha ben de muavinlere takiyorum sehirler arasinda. Bir de bence de yaslilara ayri otobus sagapilsin :)

10 Mayıs 2013 09:27

Yorum Gönder